Bu ne dertdir aceb dermân belirmez
Ya bu ne yaradır zahmı belirmez
Benim gönlüm aceb aşkdan usanmaz
Varır aşka düşer hîç bana tanmaz
Döner gönlüm bana öğüt verir hoş
Âşık olan gönül aşkdan usanmaz
Âşık ki câna kaldı âşık olmaz
Cânın terk etmeyen mâşûku bulmaz
Aşk pâzârıdır bu cânlar satılır
Satarım cânımı hîç kimse almaz
Âşık bir kişidir bu dünyâ mâlın
Âhiret korkusun bir çöpe saymaz
Bu dünyâdan ahiretden içeri
Âşıkın yeri var kimsene bilmez
Âşık öldü diye sala verirler
Ölen hayvân durur âşıklar ölmez
Âşıklar meydânı Arş’dan yücedir
Çalarlar çevgânı topu belirmez
Beğim ârif isen yürü yolunca
Bunda başlar yiter kanlar sorulmaz
Erenler kapısı Hazret kapısı
Bu tapuya gelen mahrûm gönülmez
Yunus bu deryâya gark oldu gitdi
Geri gelmekliğe aklı derilmez
