Hak bir gönül verdi bana hâ demeden hayrân olur
Bir dem gelir şâdî olur bir dem gelir giryân olur
Bir dem sanasın kış gibi şol zemheri olmuş gibi
Bir dem beşâretden doğar hoş bâğ ile bostân olur
Bir dem gelir söyleyemez bir sözü şerh eyleyemez
Bir dem dilinden dür döker dertlilere dermân olur
Bir dem çıkar Arş üzere bir dem iner tahte’s-serâ
Bir dem sanasın katredir bir dem taşar ummân olur
Bir dem cehâletde kalır hîç nesneyi bilmez olur
Bir dem dalar hikmetlere Câlinûs u Lokmân olur
Bir dem dîv olur ya perî vîrâneler olur yeri
Bir dem uçar Belkîs ile sultân-ı ins ü cân olur
Bir dem görür olmuş gedâ yalın tene geymiş abâ
Bir dem ganî himmet ile Fagfûr u hem Hakân olur
Bir dem gelir âsî olur Hak zihnini yavu kılur
Bir dem gelir kim yoldaşı hem zühd ü hem îmân olur
Bir dem günâhın fikr eder dos doğru Tamu’ya gider
Bir dem görür Hak rahmetin Uçmaklara Rıdvân olur
Bir dem varır mescidlere yüzün sürer onda yere
Bir dem varır deyre girer İncîl okur ruhbân olur
Bir dem gelir Mûsâ olur yüz bin münâcâtlar kılur
Bir dem girer kibr evine Firavn ile Hâmân olur
Bir dem gelir Îsâ gibi ölmüşleri diri kılur
Bir dem gelir gümrâhleyin yolunda sergerdân olur
Bir dem döner Cebrâîl’e rahmet saçar her mahfile
Bir dem gelir gümrâh olur miskîn Yûnus Hayrân olur
