Niteki bu gönlüm evi aşk elinden taşa gelir
Niçe yüksek yürür isem aşk başımdan aşa gelir
Niçe ki eydürem râzım söylemeyem kimseneye
Gider bu sabr u karârım dost öğüme düşe gelir
Ben bilirim ahvâlimi bencileyin er ne bile
Benim görene sevdiğim ne sevmekdir hoşa gelir
Hey niçe sabr eyleyiser dost yüzünü gören kişi
Ol hakîkat gördüm diyen kendözünden şaşa gelir
Mâşûkanın tecellîsi türlü türlü renkler olur
Bir şîvede yüz bin gönül uş hemîşe cûşa gelir
Onun gibi pâdişâha kimin gözü tuş olursa
Sultân-ı vakt oldu ise aklından ol şaşa gelir
Ol dost ile benim işim bulut ile güneşleyin
Bir dem hicâbı sürülür bir dem nikâb başa gelir
Eğer bana sorar isen cânı yokdur şol kişinin
Mâşûka sevmekden artuk gönlüne endîşe gelir
Aceb yine miskîn Yûnus aşkdan artuk sevdi meğer
Zîrâ ki bu aşkdan yiğrek hîç yok durur başa gelir
