Bu dünyânın meseli bir ulu şâra benzer
Velî bizim ömrümüz bir tîz pâzâra benzer
Her kim bu şâra geldi bir lahza karâr kıldı
Geri dönüp gitmeği gelmez sefere benzer
Bu şârın evvel tadı şehd ü şekerden şîrîn
Âhir acısını gör şu zehr-i mâra benzer
Evvel gönül almağı hûblara nisbet eder
Âhir yüz döndürmeği acûz mekkâra benzer
Bu şârın hayâlleri türlü türlü hâlleri
Aldamış gâfilleri câdû ayyâra benzer
Bu şârda hayâllerin haddi ve şumârı yok
Bu hayâle aldanan otlar davara benzer
Bu şârdan üç yol çıkar biri cennet biri nâr
Birisinin arzûsu maksûd dîdâra benzer
Bu şârın sultânı var cümleye ihsânı var
Sultân ile bilişen yok iken vara benzer
Kendi mikdârın bilen bildi kendi hâlini
Velî dahi aşk ile evvel bahâra benzer
Bî-çâre Yûnus’u gör derd ile hayrân olmuş
Onun her bir nefesi şehd ü şekere benzer
