İşidin ey yârenler aşk bir güneşe benzer
Aşkı olmayan gönül misâl-i taşa benzer
Taş gönülde ne biter dilinde ağu tüter
Niçe yumşak söylese sözü savaşa benzer
Aşkı var gönül yanar yumşanır muma döner
Taş gönüller kararmış sarp katı kışa benzer
Ol sultân kapısında ol Hazret tapusunda
Âşıkların yıldızı her dem çavuşa benzer
Ayn-ı hırs ol olmuşdur nefsine ol kalmışdır
Kendine düşmân olmuş yavuz yoldaşa benzer
Aşkdır kudret körüğü kaynadır âşıkları
Niçe kapdan geçirir andan gümüşe benzer
Âşık gönlü dölenmez mâşûkun bulmayınca
Karârı yok dünyâda pervâzı kuşa benzer
Münkir sözünü bilmez sözü ileri varmaz
Neye teşbîh edersin anlanmaz düşe benzer
Geç Yûnus endîşeden ne gerek bu pîşeden
Ere aşk gerek önden ondan dervîşe benzer
