Ey yârânlar ey kardaşlar sorun bana kanda idim
Aşk denizine daluban deryâ-yı ummânda idim
Yere bünyâd vurulmadan yer gök melâik dolmadan
Levh ü kalem çalınmadan mülk-i yaradanda idim
Ol kim beni bekler idi her kandasam saklar idi
Aşk urganı ucundaki kandîldeki cânda idim
Kaygu eli ermez idi gussa gözü görmez idi
Endîşe şehrinden taşra bir ulu mekânda idim
Bu işlerde olan kişi terk etsin cümle teşvîşi
İçeriden içeri bir key latîf nihânda idim
Benim gibi bu cihâna yüz bin gelirse az ola
Benim gelişim şimdidir üstâdda Kur’ân’da idim
Dört kitâbı okumadan ayırıp seçmek olmadan
Ezberledim sebakımı bu aşkı hânende idim
Pâdişâhdan destûr oldu bizi bunda mülke saldı
İki cihân Uçmak oldu Uçmak’da Rıdvân’da idim
Yıldız idim bunca zamân gökde melâik arzûmân
Cebbâr-ı âlem hükm eder ben ol zamân anda idim
Doksan bin Hak kelâmını söyleşicek Habîb ile
Otuz bini sır olıcak ben ol sır olanda idim
Ben bu sûretden ileri adım Yûnus değil iken
Ben ol idim ol ben idim bu aşkı sunanda idim
