' Yılmaz Odabaşı '

Tarih: 1 Şub, 2012 Saat: 17:09 | Kategori: Yılmaz Odabaşı
Yılmaz Odabaşı / Hayatı ve Eserleri

1961'de Diyarbakır'da doğdu. Diyarbakır Lisesi'nden mezun oldu. Siyasal nedenlerle bir çok kez yargılandı. Tabela ressamlığı, katiplik, tıbbi mümessillik, kitapçılık, gazetecilik yaptı. Ankara'ya yerleşti. Çeşitli dergilerde şiirleri ve şiir konulu yazıları yayınlandı. Toplumcu temaları, bireysel yaşam ögeleri ve somut görüntülerle birleştirerek işledi. Betimleme, tamlama ve simgelerin ağırlıkta olduğu içten ve kişisel bir şiir kurdu.     […]

Tarih: 22 Oca, 2012 Saat: 19:09 | Kategori: Yılmaz Odabaşı

I Suları boğdu dalgalar. … Ses hoyrat sevinç yılgın şakaklarım sonbahar. II "Muhbiri çoğalmış sevdanın" yapışmış tenime ter elime kir sessizliğin ortasında bir deli rüzgar. Akşamdır avuçlarında marmara'nın. Akşamdır şiire karıştı sular sularda çoğalır sevdalar. Ellerim ah! ellerim nasıl anlatsam gece gece kokuyor çocuklar.

Tarih: 22 Oca, 2012 Saat: 19:15 | Kategori: Yılmaz Odabaşı

I Biz bu kentlere sığdık da bu kentler bize sığmadı âsiya ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında arttıkça yalnız, sustukça silik… Ay ışığı gölgeleri büyüttü son kuşlar da vuruldular dağlarda yakamozları söndü sahillerin, ışıkları evlerin çağın vebalı gövdesinde bir hayalet gibi gölgemizde yalnızlık. Kaldık… Kırık bardaklar gibi içilmiş sulardan geride buruk bardaklar gibi… II Düşler […]

Tarih: 22 Oca, 2012 Saat: 19:20 | Kategori: Yılmaz Odabaşı

I Gidersin; yağmurlarda kırık kalır mızrabım. Gidersin; ardından dilsiz bir ihanet gider. Gidersin; her şey gider Gidersin; kalbimde bir tabur ayaklanır ilgilenmez ordular, hükümetler. Gidersin; ne rezil bir an'dır bu yazdıkça silinen sözcükler gibidir hayat gidersin; bir hazin dramdır bu. /Kanmadım aynalara sana kandığım kadar içimde bir boşluk sana yandığım kadar/ II Bugün hasretin kırlarında […]

Tarih: 22 Oca, 2012 Saat: 19:22 | Kategori: Yılmaz Odabaşı

Abdülselam Daha aşksız ve kitapsız lisede ipince esmer yürekli bir oğlan. Bu yağmur nerden gelir: Sular bulanır Bu çığlık nasıl büyür: Yürek daralır Bu kavga ne de bıçkın Meydan aranır. Aranır Abdülselam Bilmez bir oğlan. Diyarbakır'ın göğsünde terli bir akşam Daralan sokaklarda bir yaşamı çaldılar Abdülselam kardeşimi arkasından vurdular. … Koştum kan mevsimine erken sarıldım […]

Tarih: 22 Oca, 2012 Saat: 19:26 | Kategori: Yılmaz Odabaşı

Hayat hattında acemi tayfalardık ne avunduk sevinç müsvetteleriyle aşktan ikmale kaldık… Bak her sabah bağıran yeni sabaha artık iklimler değişmiş, kuşlar da gitmiş tenimde eski ateş, gözlerimde fer bitmiş Heybetli dağlar arasında göğümde yıldız yitmiş… Sen hala anılarımın en beyaz yanısın. Sen buğulu bir camın ardından izlediğim hayatın yarısısın sen sağanakla gelen sabahlarda çok eski […]

Tarih: 22 Oca, 2012 Saat: 19:30 | Kategori: Yılmaz Odabaşı

Hasretin kan çanağı gözlerinde oturuyorsun seni soruyorum hiçbir şey bilmiyorsun. Hep bir çağlayan gibi senin sevdana aktım sen ise sularını kaçıran bir nehir gibi uzaktın… Tükenişi bir aşkın bir nehrin tükenişine benzer ne deniz olabildin ne nehir kalabildin… Kendin ol kendin ol sen buysan başkası ol! Buysan kederden öleceğim başkası olursan da kimi seveceğim? /Ne […]

Tarih: 22 Oca, 2012 Saat: 19:28 | Kategori: Yılmaz Odabaşı

Bitme!bak,içtim,yürüdüm,kederlendim denize girdim,üşüdüm,sana geldim. Düş bitmeden sen bitme bitmeden sevgi gitme. Bitme!bak,koştum,savruldum,hep örselendim cıgara ziftlendim,ille de seni sevdim uzaklarda öyle çok kederlendim. Günler bitmeden bitme bitmeden hasret gitme. Bu yangın geceler,bu intihar gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar bu dolunay gecenin göğsünü yarar benim göğsümde de sana geniş bir yer var. Düş bitmeden sen bitme bitmeden sevgi […]

Tarih: 22 Oca, 2012 Saat: 19:33 | Kategori: Yılmaz Odabaşı

Bu sensin Ve sesin. Bu terin ve tenin haklı ıslaklığı Kal öyle Isıt gözlerimi gülüşlerinle. Birazdan kapılar kırılacak belki de Birazdan kapkara bir örtü olabilir gözlerimizde Biz diz kırarken sinesinde sancının Yolunur papatya Deşilir ten Ve yara da ! Çünkü ölmek günleri biraz da Gülmek günleri(de), inadına Gün gülümsemeleri ardında. Gün gülümsemeleri ardında Dağlandıkça Dağlaşmak […]

Tarih: 22 Oca, 2012 Saat: 19:37 | Kategori: Yılmaz Odabaşı

Kuşatılmışlığa kar yağıyordu Toprağın mayınlı şakağı ürkek Ve sabahın yeni renginde bir asker Cizre yolunda güneşe bakıyordu. Herkes bir dünya konuşurken dilinin yordamıyla En önce aşklar bitiyordu Cizre yolunda Sonra cıgara paketleri ve sofralar Sonra mevsimler Çocuklar ergenliğe bitiyordu… Kar beyaz, bembeyazdı morarmanın dilini bilmiyordu Cizre'de havalar o gün ayazdı Neredeydi o alabalık sürüleri, turna […]

Sayfa 1 - 3123