Bağlı Kalmanın Yeri – Turgut Uyar

Akıyor şarkısı büyük bedenin,
Kovuşturulan şarkısı. Bir meydana
Hep meydanlara. Meydanlara.
Nasıl bakıyorsa bir koltuk bir duvara,
Başkaldırmanın sınırlandırıldığı bir dünyada
Akıyor…
Kovuşturulan bir kan gibi.
Bir pasaport, bir okyanus ve biraz uçak
Ve biraz ilkel şarkı,
Ve biraz “geçmiş yazlar, kiraz ağaçları”
Neyi kurtarabilir.
Kovuşturma. Suçlu ve atak…
İki taraf da kararlı. Ve atak…
Akıyor kan gibi, büyük şarkısı, kan gibi
Beden akıyor, kendisi akıyor sulara,
Yadsınan beden. Ölebilen.
Başkaldıran…
Tek başkaldıran…

“Yatılan bir yataktan kalkmak,
Mektuplar açıp okumak
Biraz çocuklar sevmek
Daracık katlarda oturmak
Biraz kutsal kitap okumamak
Duvarlara resimler çakmak…
Duvarda 205 pipo
Duvarda düğmeler.
Duvarlara yakışmak…”

Sonra bir tutku gibi girince akşam, oraya
Akşam oraya.
Oturup oturup nehirleri anlatmak…
Ve hep umutlu olmak umutlu olmak umutlu olmak
Oturup oturup nehirleri anlatmak.

Motorlar girince oraya ve kovuşturmalar
(ve askerden değil polisten korkmak)
Ki mahkûmlarla mankenler yerinde rahat.
Bedenin suçları sürünce aralarda,
Artık biraz da kutsal kitapları okumak.

“Eski asker, duvara resimlerini çakardı
Duvarda 205 pipo.
Kimin 205 piposu var…
Duvarda geniş bir soru?..
Yanlış bir yalnızlık mı?
Yanlış bir kovuşturma…
Yanlış bir eski…”

Herkes yerindedir. Haç büyüklüğü..
Ve büyük tövbe. Büyük kovuşturmalar.
Kayık dar geliyor nehirlere, itiraflara, odaya
Bir hüzüne. Karşıdan bir cinse, motorlara…
Kovuşturma büyütüyor…

“Ağzında mendil tutan bir adam
biliyor şarkısız kaldığını…”

Bir şarkı yaparsa durgunluğundan…