Hacer hanımın hamamı, doğrusu
Büyük değildi.
Her tarafı pırıl pırıl mermerden
Kapıları pencereleri yeşildi.
Kapının önünde bir büyük asma
Yolu gölgeler
Manavların, gazozcuların üstünde
Yemyeşil koruklarıyla dururdu.
Nemika! Hacer hanımın kızı
Kıvırcık saçları simsiyah.
Hâlâ hatırımda, gözleri şehla
Esmerin, tombulun en güzelinden.
Üstelik Hacer hanımdan saklı
Cigara da içerdi.
Güzel parmaklarında bir ince koku
Yanımızdan anlı şanlı geçerdi.
Böyle ufak tefek dörtlüklerle
Ah, anlatılamaz hasretliğim.
O zaman bütün kızların en güzeli
Nemika’ydı benim bildiğim.
Nemika mermerlerde yıkanırken
Neler düşünür kimbilirdi…
Ya zâbit, ya doktor, ya bir şehzâde
Uzaklardan şanlı alaylarla gelirdi.
Benim çocuk gecelerim, o çağlar
Hep Nemika’yla doluydu.
Bir sola dönerdim, bir sağa, titreyerekten
Onun haberi bile yoktu.
Ne hayallerle geçerdim yolunuzdan
Devir, o devirmiş bilemedik.
Yeşilbaş ördek olsam artık Nemika,
Su içmem gölünüzden.
Ah, bunları oku Nemika yaşıyorsan,
Bahtın ömrünce yâr olsun…
Bu şiir çocuk gecelerimin hasretlerinden sana,
Yadigâr olsun…
