' Ziya Osman Saba '

Tarih: 1 Şub, 2012 Saat: 18:48 | Kategori: Ziya Osman Saba
Ziya Osman Saba / Hayatı ve Eserleri

30 Mart 1910'da İstanbul'da doğdu. 29 Ocak 1957'de İstanbul'da yaşamını yitirdi. Mütareke yıllarında yatılı olarak başladığı Galatasaray Lisesi'nden 1931 yılında, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1936 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi'nde iken Cumhuriyet gazetesi muhasebe servisinde, mezuniyetinden sonra Emlak Kredi Bankası'nda çalıştı. Daha sonra Milli Eğitim Basımevi Tashih Bürosu'nda görev yaptı. Kalp hastalığı üzerine evine çekilerek […]

Tarih: 7 Ara, 2011 Saat: 10:56 | Kategori: Ziya Osman Saba

Bu garip dünyada ben yadırgadım yerimi… Yıllardan sonra bir gün görüp çektiklerimi, Tanrım, bir meleğine emredecek: -Yetişir! Gözlerimi o saat sessiz kapayacağım. Beni bekleyedursun artık ılık yatağım, Bütün yorgunluğumu alacak bir teneşir Bir yükü atmış gibi sırtımda bir hafiflik, Oraya geçmek için aşacağım bir eşik. Başım bir defa olsun dönmeyecek geriye. Bir el gözlerimdeki perdeyi […]

Tarih: 7 Ara, 2011 Saat: 10:59 | Kategori: Ziya Osman Saba

Artık yaşamak için herkesten kaçacağız, Dünya bize verecek yalnız güzellikleri, Yalnız, semalarından dökecek ruhumuza, Geceler mehtapları ve gündüzler seheri Düşünceli yürürken, bir yol dönemecinde Çıkacak ömrümüze beyaz dallarla bahar. Hatırlatacak bize şen çocukluğumuzu, Erguvanlı bir bahçe, mor salkımlı bir duvar. Tekrar yaşayacağız ümitli sabahları, Bulacağız dünyanın o en güzel yerini. Ebedi bir sahilde yeniden tadacağız […]

Tarih: 7 Ara, 2011 Saat: 11:01 | Kategori: Ziya Osman Saba

O günü görmek için sade bekleyeceğiz, Göreceğiz bir sabah yeşil tomurcukları. Hazırlanıyor gibi, gökyüzü, ufuk, deniz, Bir sabah dökülecek baharların baharı. Bu bahar yalnız mesut günler taşımaktadır, Başbaşa kalacağız kenarında bir suyun, Göz alabildiğine yeşil uzanan çayır, Bir saadet içinde sessiz otlayan koyun. Bu bahar güleceğiz en içten bir sevinçle, Bir melek ordan bize uzatacak […]

Tarih: 7 Ara, 2011 Saat: 11:03 | Kategori: Ziya Osman Saba

Ne çok anlatacaklarınız var Birbirimize nişanlılar! Ben de bir zamanlar sizin kadar mesuttum, Ben de şu parkın sıralarında oturdum, Ümid ettim, hayal kurdum… Şahit bütün ömrüme bu şehir, bütün yurdum. Ben de o mektepte okurdum Küçük mektepli! Bugün gibi hatıramda İlk gün, ilk ders, ilk hece. Şiirler yazmak için öğrendiğim güzel Türkçe. Yeni kitaplarım, siyah […]

Tarih: 7 Ara, 2011 Saat: 11:05 | Kategori: Ziya Osman Saba

Bir bademin altına, yorgun, oturmak biraz, Ayrı ayrı seyretmek çiçek açmış her dalı. Artık bütün renklerden, artık uzaklaşmalı: Beyaz işte, aylardır gözümde tüten beyaz. İş bitti… Uzaklarda ilk ümitler gibi yaz, Duyuyorum bu sabah, kış içimden çıkalı, İçimin dört duvarı bembeyaz badanalı, Ah, sade nefes almak, göğsüme dolan bu haz… Bir kuş ötecek şimdi… Havada […]

Tarih: 7 Ara, 2011 Saat: 11:08 | Kategori: Ziya Osman Saba

Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev. Her dağ yamacına kurduğum, Beliren her su kenarında, Pembe damlı, yeşil pancurlu, balkonlu, Balkonuna tırmanan sarmaşık. Gece, pencerelerinden sızacak ışık, Kışın tütecek bacası. Kapıyı ittiğinde çalacak bir çıngırak. -Duyuyorum o sesi şimdiden, berrak- Geçeceğim yol, çıkacağım üç basamak, Ellerinden sıyırıp atacağım eldiven, Her halin, gülüşün, kokun, bütün ruhunla sen! […]

Tarih: 7 Ara, 2011 Saat: 11:10 | Kategori: Ziya Osman Saba

Bilemiyorum yıllardır neredeyim? Hergün yediğim ekmek, susayıp içtiğim su, Kolundan tutup gitmek istediğim kadın, Yaşamak kaygısı, gök hasreti, ölüm korkusu, Ve Rabbim senin adın! Yıllar var ki içindeyim hayatın. Anıyorum gençliğimi, özlüyorum çocukluğumu, Fakat bilemiyorum yarını. Bilemiyorum Rabbim, maksadını, kararını. Hepimiz işte dünyadayız, Yataktaki hastamız, topraktakı ölümüz; Neyiz, ne olacağız? Birşey bilmiyorum… Nefes almaktayım yalnız. […]

Tarih: 7 Ara, 2011 Saat: 11:12 | Kategori: Ziya Osman Saba

Bir oda, içinde bir saat sesi Hayatın sırtımdan giden pençesi, Ve beni maziye götüren bir el, Eski günlerimiz, sessiz ve güzel… Bulduğum kayıplar, her günkü yerin, İşte konsol, ayna, köşe minderin, Seccaden, tesbihin, namaz başörtün. Bir şey değişmemiş, sanki daha dün. Yine ortancalar altı camının, Dışarda sükûnu yaz akşamının, Bahçemiz sulanmış, ıslak her çiçek. Kapı […]

Tarih: 7 Ara, 2011 Saat: 11:18 | Kategori: Ziya Osman Saba

Ey ölü, az daha yaşatmak isterdim seni, Habersiz bırakıp gittiğin evde. Giysen hazır duran terliklerini, Odalarda dolaşsan, öksürsen Toplasan bu yaz da bahçende yemişleri, Az daha ömür sürsen. Gözlerimin önünde hep boyun bosun, Nasıl girerdin şu kapıdan, memnun Şu iskemleye otururdun. Avuçlarımda, ılık, el sıkışın, Bana bakışın… Nasıl uzatırdın bana şu sürahiyi? Seyrederdik uçan bulutları, […]

Sayfa 1 - 41234