' Ahmet Kutsi Tecer '

Tarih: 23 Oca, 2012 Saat: 19:32 | Kategori: Ahmet Kutsi Tecer
Ahmet Kutsi Tecer - Hayatı ve Eserleri

4 Eylül 1901'de Kudüs'te doğdu. 1929'da İstanbul Darülfünunu Felsefe Bölümü'nü bitirdi. Bir süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan ve Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Dairesi üyeliğinde bulunduktan sonra 1942-1946 döneminde milletvekili seçildi. 1949-1951 arasında öğrenci müfettişi olarak Fransa'da bulundu. 1950'de Unesco Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine getirildi. Türkiye'ye döndükten sonra, emekli olduğu 1966 yılına kadar İstanbul'da öğretmenlik […]

Tarih: 17 Ara, 2011 Saat: 10:59 | Kategori: Ahmet Kutsi Tecer

Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna: – Tenimde bir yara işler gibisin Titrerim rüzgarlar keder vermesin. Anneler beşikten der çocuğuna: – Acını görmesin gözüm alemde Teselli demeksin bana son demde. Bütün ümitleri yel alır gider Tomurcuk açılır, sel alır gider Anneler büyütür, el alır gider.

Tarih: 17 Ara, 2011 Saat: 11:00 | Kategori: Ahmet Kutsi Tecer

İşte bir vazoda açmış iki gül İşte bir saksıda eşsiz kuşkonmaz. Gülleri gördükçe gönlüm bir bülbül Saksıya baktıkça içimde bir haz. Dışarda fırtına, uğultu, tipi Odada sessizlik tutulur gibi. İşte o da geldi, evin sahibi Oturduk, eskiden konuştuk biraz. Dışarda fırtına, tipi… Yerler kar İçerde başbaşa iki bahtiyar. Onları ısıtan eski bir bahar Dışarda yepyeni […]

Tarih: 17 Ara, 2011 Saat: 11:02 | Kategori: Ahmet Kutsi Tecer

Besbelli ölümüm sabahleyindir İlk ışık korkuyla girerken camdan Uzan başucumda perdeyi indir Mum olduğu gibi kalsın akşamdan Sonra koş terlikle haber vermeye "kiracım bu sabah can verdi" diye Üç beş kişi duysun ve belediye Beni kaldırmaya gelsin odamdan Evden çıkar çıkmaz omuzda tabut Sende eller gibi adımı unut Kapımı birkaç gün için açık tut Eşyam […]

Tarih: 17 Ara, 2011 Saat: 11:04 | Kategori: Ahmet Kutsi Tecer

Bir gün Edirne'ye gelirsen eğer, Beni bulamazsan hiçbir tarafta, Bari ayağını çabuk tutuver, İnan, bekliyorum seni Arafta. Ne sağa, ne sola kımıldamadan; Bana sensiz cennet bile cehennem. Cennete giremem orada yoksan Cehenneme ise gitmek istemem. Eğer oyalarsa seni Edirne, İstemezse gönlün ayrılmak oradan, İnansam beni de özlediğine, Ben de Edirne'ye dönerdim, inan.

Tarih: 21 Ara, 2011 Saat: 11:45 | Kategori: Ahmet Kutsi Tecer

Bir gün parmaklığa elin varmadan, Bir titreyiş gibi çalar çıngırak. Mevsimler geçtikten sonra aradan, Bu ses beni bir gün çağırsın, bırak… Kumluktan serperken dallar başına, Geç hızla, merdiven gelir karşına, Eşikten atlarken ayak taşına, Bu sesler içimde yer etsin, bırak… İt, işte önünde kapım, aralık, Oda bıraktığın gün kadar ılık, Bir ince su sesi gibi […]

Tarih: 21 Ara, 2011 Saat: 11:47 | Kategori: Ahmet Kutsi Tecer

Çekin halay, çalsın durmadan sazlar Çekin ağır ağır, halay düzülsün. Süzülsün oyunlar, süzülsün nazlar İnce beller, mahmur gözler süzülsün. Tutun kızlar tutun, birleşsin eller Çalın sazlar çalın, kırılsın teller. Dönün kızlar dönün, kıvrılsın beller Uzun, siyah saçlar tel tel çözülsün. Bakışlar saçılsın kirpiğinizden Kayan yıldızlar gibi geceki izden Etekler içinde naz eden dizden Üzülsün bu […]

Tarih: 21 Ara, 2011 Saat: 11:51 | Kategori: Ahmet Kutsi Tecer

Yıllardan beridir ağaran teller Bu akşam parıldar şakaklarımda "Bu gece ömrümün en son demi, der Büsbütün ağarsın varsın yarın da.." Çırpınır göğsünün içinde kalbi Bir yaşlı ağaca sinen kuş gibi Nedir bu esrarlı halin sebebi? Neden parlıyor o gözler? Bir oda: Yaşlanmış, altında ipek bir sedir Bir kız ki ay ondan parlak değildir Öptükçe ağaran […]

Tarih: 21 Ara, 2011 Saat: 11:48 | Kategori: Ahmet Kutsi Tecer

Siz, ağaçlar, elbet beni bildiniz, Ben sizden ayrılmış yürür bir dalım. Ey çamlar, köknarlar, ey yeşil deniz. Ben kendi kendini sürür bir dalım. Kırığım, içimden çıkmaz bu acı, Gün oldu başıma hasretin tacı, Düşündüğüm zaman asıl ağacı, İçimi yalnızlık bürür bir dalım. Ne sert kış ne gümrah ve gölgeli yaz, Ne ılık meltemler, ne keskin […]

Tarih: 21 Ara, 2011 Saat: 11:52 | Kategori: Ahmet Kutsi Tecer

Yıllar var, o zaman küçüktü göğsün Boğuşmak bilmezdin bu kuş tüyüyle Hülyanın ve yazın ve teneffüsün. Sihriyle uyuyan bir kızdın öyle. Alsan da koynuna seher yelini Saçının vermezdin ona telini Elinin üstüne konan elini Çekerdin ansızın bir ürpermeyle. Ey şimdi boğulmuş, yorgun, soluyan Kumral kız! Şu atlas yastığa dayan O hafif, hülyalı ilk uykulardan Ne […]

Sayfa 1 - 3123