“Asmalı Mescit’e İthaf”
Yaz günleri sıcacık meyhanelerde,
Taptaze salkımlar içinde.
Limana insan gürültüsüne karşı
Konuşan olmasa uzun müddet bakıp kalacaktı
Caddelere kolkola gezen kızlara.
Kapının önünde çiçek satarlardı daima
Yoksa kadehlerden anlamazdı mevsimin değiştiğini.
Meyhane her zaman sıcaktı, insanlar daha sıcaktı,
Günlerden bir gün olsun unutmamıştı yalnızlığını.
Unutmamıştı yalnızlığını genç adam
Bütün gün aynı caddelerde.
Pencerelerde aynı sarışın kızlar
Halbuki o sarışınlardan hiç hoşlanmazdı.
Herşey rahattı, insanlar mes’ut gibiydi
Herşey rahattı, dondurmanın eriyişi bile.
Bu yaz kadehlerin serinlemediği bir yazdı.
Bütün caddeler yabancı, kadınlar yabancıydı.
Hangi aşkı hatırlayacaktı hangi memleketi
Tezgârtar seçerdi içkisini, çiçeğini.
Liman tenhalaşınca vakit akşam
Son kadeh serin ama çok serin
Meyhanenin dar kapısında olmalıydı rüzgâr.
Sonra kalkardı birşey söylemeden
Caddeye çıkardı ay ışıkları görünmeden.
En güzel zamanıydı parkların
En güzel zamanıydı iskeledeki leylakların
Sigarasını içesiye kadar Bostancı’daydı.
Mayıstı, havalar sıcaktı, serindi.
Yollar kalabalıktı denize kadar.
Parisli bir kadın şarkı söylerdi kıyıda,
Gene çiçek kokulu yaz akşamlarından biriydi.
Yalnızdı, sıcaktı elleri, dudakları
Neş’eli köy valsi çalıyordu iskelede.
Salkımlar sarmıştı meyhanenin her yanını
Herşey rahattı çocukların adım atışı bile
Bu yaz kadehlerin serinlemediği bir yazdı.
