Mevsimlerden sonbahardı,
İnce ince yağmurlar yağıyordu seyyar vitrinlere.
Tenha bir panayırda alışveriş ediyordu.
Sessizdi bütün şehir.
Kolundan çekti, beraber yemek yediler;
Mes’ut oluverdi.
Aylardan Ekimdi soğuktu yapraklar,
Rüzgâr belli belirsiz esip duruyordu.
Akşamları loş bir barda
Şarkı söylerdi kumral bir yahudi kızı.
Caddeler daha aydınlıktı o zaman,
Gözleri daha aydınlıktı…
Karanlık ağır ağır inerdi sokaklara;
Işıklar yanardı.
İzmir batakhanelerine geceleri
Dalyan gibi oğlanlar girip çıkardı.
Alışıverdiler insan kalabalığına,
Bir sabah erkenden,
Her kapısı açılışında barların,
Geceden kalma bir sıcaklık duyuluyordu.
Bir akşamüstü beraber alışveriş ettiler;
Mevsimlerden sonbahardı.
Kolkola kızlar geçti üşüyerek,
İki serseri yorgun yorgun konuşuyordu…
