Gün bitmeden gider gelirdi,
Caddenin en kalabalık yerinde.
Her akşamüstü aynı saatlerde
Ufak tefek bir sarışınla beraberdi.
Ufak tefek bir sarışınla beraberdi her akşam.
Kirazlar gelir geçerdi küfelerde.
Arabalar ot taşırdı salkım saçak,
Şehrin gürültüsü azalırdı.
Işıkları çoğalırdı dükkânların
Arabalar ot taşırdı.
Şehrin gürültüsü azaldığı vakitler
Akşamdı.
Taze Mayıs rüzgârları eserdi
Yolum kırlara düşünce.
Kadınlar gelip geçmezdi
Öyle büyük şehirlerdeki gibi
Kadınlar geçmezdi.
Bir ikindi sıcağı kalırdı
Otların üstünde, damlarda.
Gemiler öyle koskocaman gemiler
Uzaktan küçücüktü.
Akşamüstü ağaçların çiçekleri daha pembe.
Sevişen sevişene
Yıldızlar pırıl pırıl
Parkı geçtin mi meyhane.
Kızlar öyle incecik kızlar,
Saçları taranmış,
Sol yandaki hepsinden güzel,
Uykudan yeni kalkmış.
Akşamüstü yollara dökülmüş herşey;
Sıcak buğday taşıyan arabalar,
Denizde öyle koskocaman gemiler
En büyüğü adam boyu kadar.
