Hazırlıksız yakalandılar uzun sesleri vardı
uzun kolları ve uzamış sakalları
Kim uyanırsa öyle derin bir uykudan
Oğuştururdu gözlerini elbet
Bir kara tavşan gibi
havuç tarlasında elbet
Bir kara tavşan ki havuçsuz
Bir kara gözlü çocuk ki
Bizansı elemiş yeniçerilerle
Büyük fetihlere kan vermiş
Bir perçemli çocuk ki
Bir perçemsiz çocuk ki
Üniformasız ve yalınayak askerlerle
Ki gözlerinde gözlük taşımamış
Ki apışarasında kasıkbağı
Ki kursağında kandil simidi
yüreğinde ölüm acısı
Hazırlıksız yakalandılar
Ben bir akşamın mostrasını bilirim
Sesler ve pahalı çiçekler arasında
Onun aşkı bir güneşe yakışır
Bir eski zamana yakışır
Kesin buğdaylar, arpalar arasında
Vazgeç gönlümü karartmaktan
Allahaşkına ey yeni sabun
Çıplak ayakla yürürüm ben
Suda salınan çeltikler arasından
Çoğu eski günlerini çoğu
eski babalarını andılar
Çoğu şöyle böyle çoğu
Hazırlıksız yakalandılar
Bencil ölüm kimseyi alıp gidemezsin
Bize mutlaka bir şeyler kalır
Kimsenin eskitemediği o şeyler kalır
Olgun bir yaz akşamı, bir nasılsın
Bir var mısın sabaha karşı
Gün döndü Akdeniz’den Çukurova’dan
Gün döndü bir bayramı sabahlarken
Sular kesildi akşam uzadı herkes
Herkes ne iyi herkes ne iyi
Hazırlıksız yakalandılar
