Ellerimde Bir Çalgı – Turgut Uyar

Sıcak mı? Sıcak mı? İçin de sıcak mı? Durduğun yerde misin?
Yakalım karanlığın kıllarını, ıslansın, her şey ve böcekler
uzaklaşacak mı? Durduğun yerde misin? Dağılınca solgun
iğrentimiz su dumanlarıyla, sevişenlere, –Bu bir iğrentidir
yumak yumak kıllara ve yapışkan sulara ve başkasız kalmaya göğün altında– herkes iki büklüm kaçışacak mı? Durduğun yerde misin?
Ak mı?

Dağıtır iğrentimizin rüzgârı dağınık suratları. Bir hadımlar sonuçsuz yatmalarına dururlar. Oturur hain ellerimle kaşağılarım tombul sağrılı dişi atları. Dururlar. Ve esmerleşirler.
Saçları çocukluğumun kestanelerine uzar. Büyük kazanlarda kolyeli insan eti kavururlar. Kokusu bütün kokusu kaşındırır balkonları, ütülü pantolonları, yatakta rahatları. Pul
pul dökülür iğrentimizin gökyüzü… Bir çocuklar açar belki
çıkmaz sokakları. Pul Pul dökülür iğrentimizin göğü. Atlar,
tayfalar, ağaçlar kendi dişileriyle birleşirler…

Kanın!.. Senin kanın, uzatır yapışkan geceyi bir tabakta. Boyum
uzar, tırnaklarım kirli, tütüne alışmışım geri çeviremem. Ellerimde bir çalgı, caddelerde bir sülün. Büyük ölümün azı
dişleri takırdar uzakta. Kopkoyu bir sislerin içlerine dalarım. Ne varsa bunda, böyle başkasız olmakta. Kopkoyu bir
çirkin denizlerin içlerine dalarım…

Bir gül zamanı böler karanlıkta…