Toplumun Kalbinde Kadın: Bir Varoluş Hikayesi – Şaban Gürtuna
Küçük bir kız çocuğunun gülüşünde başlar dünya,
Henüz bilmez adımlarının altına serilecek dikkenleri.
Pembe düşlerin arasından sızan o ağır gölge,
Büyüdükçe omuzlarına binen kadim bir yükün habercisidir.
Kadın olmak;
Sessizliğin içine koca bir çığlığı sığdırmaktır bazen.
Sokakta yürürken arkasına bakmak,
Kendi sesinden korkutulmak,
Ve her şeye rağmen bir kardelen gibi soğuğa kafa tutmaktır.
Anne olmak;
Kendi canından bir cana nefes üflerken,
Sorumluluğun o devasa hırkasını giymektir üzerine.
Uykusuz gecelerde sadece bir çocuğu değil,
Geleceğin umudunu da emzirmektir şefkatle.
Fedakarlık, onun diğer adıdır; lakin mecburiyetten değil,
Yüreğinin uçsuz bucaksız merhametinden
Toplumun aynasında kadın;
Kimine göre bir çiçek, kimine göre evin direği,
Oysa o, yaşamın ta kendisidir, asıl gerçeği.
Emeğiyle ilmek ilmek örerken hayatı,
Hak ettiği, sadece güvenle yaşayabildiği bir dünya sofrasıdır.
Lakin bir sızı var ki dinmek bilmeyen;
Eksilen her canla, solan her kadınla kanıyor vicdanlar.
Kadın cinayetleri, sadece birer rakam değil,
İnsanlığın alnına çalınmış kara bir lekedir.
Bir anne, bir evlat, bir öğretmen, bir düş…
Her gidenle biraz daha eksiliyor yarınlarımız.
Güneşin herkes için eşit doğduğu bir sabah,
Kız çocuklarının korkmadan koştuğu bir sokak,
Kadının sadece “insan” olduğu bir dünya…
İşte budur kalemimizden dökülen en büyük vasiyet.
Manisa – Mart 2026
■ TÜM KADINLARIN;
“8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun!”