Monolog Nedir? Monolog Nasıl Yazılır? – Şaban Gürtuna

Sahnenin Tek Kişilik Gücü:
Monolog Nedir?
Monolog Nasıl Yazılır?
Edebiyat ve tiyatro dünyasının en derinlikli anlatım biçimlerinden biri olan monolog, bir karakterin iç dünyasını dışa vurduğu, izleyiciyle veya kendiyle girdiği sessiz bir anlaşmadır. Kelime kökeni Yunanca “monos” (tek) ve “logos” (söz) kelimelerinden gelen bu tür, anlatının kalbi olarak kabul edilir.

​Monolog Nedir?
​En kısa tanımıyla monolog; bir oyunda, filmde veya edebi eserde bir kişinin kendi kendine veya topluluğa karşı yaptığı tek taraflı, kesintisiz konuşmadır. Diyalogdan farkı, karşı taraftan bir yanıt beklenmemesidir. Monologlar, karakterin gizli kalmış duygularını, planlarını ve çatışmalarını gün yüzüne çıkarır.

​Monolog Türleri Nelerdir?
​Dışsal Monolog: Karakterin sahnede yanındaki diğer karakterlere veya doğrudan seyirciye hitaben yaptığı uzun konuşmalardır.

​İçsel Monolog (Bilinç Akışı): Karakterin zihninden geçen düşüncelerin, mantıksal bir sıra gözetmeksizin aktarılmasıdır. Özellikle modern romanda sıkça kullanılır.

​Dramatik Monolog:
Şiir türünde de karşımıza çıkan bu türde, anlatıcı kurgusal bir kişiliktir ve belirli bir durumda duygularını lirik bir dille aktarır.

​İyi Bir Monolog Nasıl Olmalıdır? (SEO Uyumlu İpuçları)
​Bir monoloğu etkileyici kılan unsurlar, okuyucunun veya izleyicinin karakterle bağ kurmasını sağlar:

​Duygusal Derinlik:
Karakterin o anki ruh hali (öfke, hüzün, sevinç) net bir şekilde hissedilmelidir.

​Bir Amacı Olmalı:
Monolog sadece süreyi doldurmak için değil, hikayeyi ilerletmek veya bir sırrı açıklamak için yazılır.

​Doğallık:
“Kitabi” cümlelerden kaçınılmalı, karakterin sosyal statüsüne ve yaşına uygun bir dil kullanılmalıdır.

​Monolog Örneği:
​(Yaşlı bir adam, masasında duran eski bir fotoğrafa bakarak konuşur)
“Bakma öyle tozlu durduğuna… Bu çerçeve aslında bir zaman makinesi. İçindeki her gülüş, şimdi odanın köşesinde yankılanan sessizliğe bir meydan okuma gibi. Herkes ‘geçti’ diyor, ‘zamanla alışırsın’. Alışmak, unutmak değilmiş meğer. Alışmak, yokluğun sesine kulaklarını tıkamayı öğrenmekmiş. Bugün yine o eski şarkıyı açtım, ama bu kez dans edecek gölgemiz bile yok.”

Şubat 2026