Sındırgı Depremi ve Nedenleri Üzerine – Şaban Gürtuna

Sındırgı’da son 6 aydır (özellikle 10 Ağustos 2025’teki 6.1’lik depremle başlayan süreç) devam eden bu sarsıntılar, yer bilimciler tarafından oldukça nadir görülen ve “olağan dışı” olarak nitelendirilen bir tablo çiziyor.
​Bilim insanlarının (Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Doç. Dr. Mustafa Şenkaya gibi isimlerin) güncel saha çalışmalarına ve sismik analizlerine göre bu durumun temel nedenleri şunlardır:

​1. Yer Altındaki “Bariyer” Engeli (Enerjinin Boşalamaması):
​Normal bir depremde fay kırılır ve enerji büyük oranda boşalır. Ancak Sındırgı’daki fay hattının önünde yer altında sert kayaçlardan oluşan bir “bariyer” olduğu tespit edildi. Bu bariyer, fayın tek seferde tam olarak kırılmasına engel oluyor. Fay hattı bu engeli aşmaya çalıştıkça enerji tam boşalamıyor ve sistem sürekli “takılarak” küçük ve orta ölçekli depremler üretmeye devam ediyor.

​2. Haritalanmamış “Yeni” ve “Ölü” Faylar:
​Saha incelemelerinde, mevcut Türkiye Diri Fay Haritası’nda yer almayan veya “ölü” (aktif olmayan) kabul edilen 5-6 yeni fay segmenti belirlendi. Özellikle Yaylacık, Emendere, Aktaş ve Sinandede arasındaki dağlık bölgede tespit edilen bu yeni hatlar, ana şokun yarattığı stres transferiyle uyanmış durumda. Bir fay kırıldığında yanındaki diğer küçük parçayı tetikliyor, bu da sarsıntıların bitmek bilmediği bir “deprem fırtınası”na yol açıyor.

​3. Magma ve Jeotermal Hareketlilik İddiası:
​Bazı uzmanlar, bölgedeki deprem kümelenmesinin dairesel bir formda olduğunu fark ettiler. Bu durum, yerin yaklaşık 5-10 km altında magma sokulumu (lavların yukarı doğru baskı yapması) veya derinlerdeki sıcak su/gaz çıkışlarının fayları tetikleyebileceği ihtimalini doğurdu. Sındırgı zaten jeotermal kaynaklarıyla bilinen bir yer olduğu için, bu termal aktivitenin fay düzlemlerini kayganlaştırarak depremleri sıklaştırdığı düşünülüyor.

​4. Simav Fay Hattı ile Etkileşim:
​Sındırgı fayı, yaklaşık 200 km uzunluğundaki devasa Simav Fay
Kuşağı’nın en batı ucunda yer alıyor. Bölgedeki tektonik rejim (Batı Anadolu açılma sistemi), yer kabuğunu kuzey-güney yönünde gerdiği için Sındırgı bu büyük gerilimin boşalma noktalarından biri haline geldi.

Özetle:
Sındırgı şu an kendi içinde bir “deprem fırtınası” yaşıyor. Uzmanlar, fayın yaklaşık 40 kilometrelik kısmının henüz tamamen kırılmadığını, bu nedenle düşük ve orta şiddetli (4.0 – 5.5 arası) sarsıntıların bir süre daha sönümlenerek devam edebileceğini belirtiyorlar.

Şubat 2026