Yırtılan İpek Sesiyle – Cemal Süreyya

Bir süstür kara abanoz, kakılır fildişiyle. Odu ocağı harlı tutar,
evi barkı şenlendirir. Ve bir ilaçtır, taşla demir arasında günler-
ce dövülmüş. Balkıyıp duran bir dermandır yaranla birlikte

Yırtılan ipek sesiyle;

Çakırpençe hekimler tarafından en eski bahnamelere düşülmüş
bir beğençe gibidir.

Yırtılan ipek sesiyle;

Serin ve rahat ateşini düşün İbrahim’in. Niçin serin? Niçin ra-
hat? Onu düşün. İşte İbrahim’in ateşi gibidir. Cilası gitmiş gü-
müşü parlatır. İyi gelir sayrılıklara: inme, hummalar, bayılma,
gasyan, hatta ölüme

Yırtılan ipek sesiyle;

Güneşle birlikte bahçelerde mavi gözlü bir aslan dolaşır

Yırtılan ipek sesiyle;

Mavi gözlü bir aslan, esrik bir aslan. Zurayk dediler adına. Mı-
sır’da. Tolonoğulları zamanında. Sevgili yabancı, aslanları dü-
şünerek bir şeyin yeni farkına varmalısın; insan sevişirken bü-
tün çağlarda birden oluyor, geçmiş çağların hepsini birden ya-
şıyor bugünle birlikte. Ve bu gerçekten böyle oluyor. Bu bakım-
dan bir erginliktir sevişmek

Yırtılan ipek sesiyle;

Ya gelecek zamanlar? diyorsun. Sevgili yabancı, bir erginliktir
aşk. Ne var ki mutluluğun kendisi değildir. Yine de en büyük
kanıtıdır onun. İnsanın aslan kanıtıdır, güneş kanıtıdır aşk
Yırtılan ipek sesiyle;
Çin’de aslan yoktu eskiden. Marcopolo Seyahatnamesi’ndeki
aslanların hepsini kaplan olarak düzeltmen gerekir. Bu yüzden
aslan kelimesi bir kere geçer Çince’de. Ejderha kelimesi geçer
onun yerine, sayısız geçer
Yırtılan ipek sesiyle;
Dilimizde sekiz kere geçer aslan: arslan, arıslan, arsılan, asılan,
arştan, arıştan, arsıl, aslan. Güneş de geçer bir o kadar
Yırtılan ipek sesiyle;
Sevgilim, Hacer’in bedeninden kesilen et parçası bütün göksu-
yunu dolaşır. Senin bedeninden et kesilmez. Ama kesilse, mev-
simin bir parçası olur
Yırtılan ipek sesiyle;
Ekinim kalın yerdedir
Ekinim yufka yerde
Yırtılan ipek sesiyle;
Çarşılardan
erkek bakır
dişi bakır
Yırtılan ipek sesiyle.