Neydi o deminki mahşer?
O kasırga sustu nasıl?
Ah nasıl da dizler gevşer,
Her adım bir mezar eşer,
Yollar giderdi muttasıl!
Dikenlerin kanattığı
Gözler, o duyan delikler;
Şüphelerin oynattığı
Başlar, tereddüt yastığı,
Hızla sallanan beşikler.
Hezimetleriyle vücut,
Ağır ağır çöktü dibe.
Sonra bir rüyalı sükût;
Ne dilde, ne gönülde put.
– Huzur üstündeki kubbe.
