Elif Şafak – Bit Palas (Eser İncelemesi)

Bit Palas; Bonbon Palas, İstanbul, kent belleği, çöp, komşuluk, yalnızlık, çok sesli anlatım, mizah ve ortak sorumluluk temalarıyla da inceleniyor.

Bit Palas, İstanbul’daki eski bir apartmanın sakinlerini, binanın geçmişini ve çevresini kuşatan çöp sorununu çok sesli bir anlatıda buluşturan kent romanıdır. Elif Şafak, Bonbon Palas adlı yapıyı yalnız barınma mekânı olarak değil; belleğin, sınıfsal farkların, göçün, yalnızlığın ve gündelik hayatın biriktiği canlı bir organizma gibi kurar. Her daire başka bir dünyaya açılırken apartmanın ortak sorunları bu ayrı hayatları birbirine bağlar.

Bit Palas romanının konusu

Romanın odağında, zamanla yıpranmış ve çevresi çöplerle dolmuş Bonbon Palas vardır. Apartmanın on dairesinde birbirinden farklı geçmişlere, alışkanlıklara ve dünya görüşlerine sahip kişiler yaşar. Bina sakinleri aynı merdivenleri, kokuları, sesleri ve sorunları paylaşsa da çoğu birbirini yüzeysel biçimde tanır. Anlatı daireler arasında dolaşarak hem bağımsız görünen yaşamları gösterir hem de bunların görünmez bağlarını açığa çıkarır.

Doğan Kitap’ın Bit Palas kaydı, eseri 396 sayfalık bir roman olarak listeler ve kitabın İstanbul ile Türkiye’ye ilişkin çok sayıda görüntüyü mizah ve gizemle bir araya getirdiğini aktarır. Eserin önceki baskısına ait Metis Yayınları kaydı ise romanın Elif Şafak külliyatındaki tarihsel yerini ve farklı eleştirel okumalarını gösterir.

Bonbon Palas: Binadan fazlası

Apartmanın adı başlangıçta tatlı, parlak ve vaatkâr bir çağrışım taşır. “Bit Palas”a dönüşen gündelik ad ise zamanın, ihmalin ve çevresel bozulmanın bu vaadi nasıl aşındırdığını gösterir. Bina hem geçmişin izlerini saklar hem de bugünün sorunlarını bedeninde taşır. Çatlaklar, kokular, eşyalar ve sesler dekor değildir; sakinlerin birbirine kapalı hayatlarının maddi karşılıklarıdır.

Romanın apartmanı bir şehir modeli olarak okunabilir. Daireler arasındaki duvarlar özel hayatı korur, fakat sesi, kokuyu ve söylentiyi bütünüyle engelleyemez. Şehir yaşamında da bireyler birbirine çok yakın bulunur ancak aynı ölçüde yabancı kalabilir. Bonbon Palas bu çelişkiyi görünür kılar: İnsanlar aynı yapının parçalarıdır fakat ortak bir hayat kurmaları kendiliğinden gerçekleşmez.

Çöp, koku ve bastırılan geçmiş

Binanın çevresindeki çöp yığını romanın en güçlü simgelerindendir. Çöp, yalnız kullanılmayan nesneler toplamı değildir; düzenli hayat görüntüsünün dışına atılan her şeyi temsil eder. İnsanlar istemedikleri eşyaları, anıları ve gerçekleri gözden uzaklaştırdıklarında bunlar yok olmaz. Birikir, biçim değiştirir ve kokusuyla geri döner. Roman böylece maddi atık ile bastırılmış hafıza arasında güçlü bir bağ kurar.

Koku, görsel olarak gizlenebilen şeylerin hâlâ varlığını duyurur. Bir apartman sakini kapısını kapatabilir, penceresini örtebilir veya başkalarıyla konuşmayı reddedebilir; fakat ortak çevredeki koku sınır tanımaz. Bu özellik, bireysel sorunların toplumsal alandan tamamen ayrıştırılamayacağını düşündürür. Bonbon Palas’ın sakinleri ortak sorunu görmezden geldikçe sorun daha yoğun biçimde hayatlarına sızar.

Çok sesli anlatım

Bit Palas tek bir kahramanın doğrusal gelişimine dayanan bir roman değildir. Farklı dairelerde yaşayan kişilerin hikâyeleri, alışkanlıkları ve bakış açıları anlatının ağırlığını paylaşır. Bu çoğulluk, apartmanı tek bir anlatıcının hükmünden kurtarır. Bir kişinin tuhaf bulduğu davranış, başka bir kişinin hayatında anlaşılır bir savunma biçimine dönüşebilir. Okur karakterleri uzaktan sınıflandırmak yerine farklı kapılardan içeri girmeye davet edilir.

Çok seslilik aynı zamanda kent yaşamının ritmini üretir. Bir dairedeki gündelik tartışma, diğerinde yalnızlık, başka birinde geçmişin yükü öne çıkar. Hikâyeler yan yana geldikçe bireysel hayatların ne kadar farklı, ihtiyaçların ise ne kadar benzer olduğu görülür. Güvenlik, aidiyet, tanınma ve unutma arzusu değişik biçimlerde bütün sakinlere dokunur.

Mizah ve ironi

Roman ağır toplumsal meseleleri yalnız karanlık bir tonla işlemez. Karakterlerin alışkanlıkları, apartman içi gerilimler ve gündelik hayatın küçük saçmalıkları mizah yaratır. Bu mizah kişileri küçümsemekten çok insan davranışlarının çelişkilerini görünür kılar. Okur bir sahneye gülerken aynı sahnenin ardındaki yalnızlığı veya çaresizliği de fark edebilir.

İroni, “düzenli” ve “normal” görünen hayatların içinde ne kadar çok düzensizlik bulunduğunu gösterir. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir apartman olan Bonbon Palas, yakından incelendiğinde sırlarla, takıntılarla ve çatışmalarla doludur. Romanın bakışı, tuhaflığı birkaç karaktere özgülemez; herkesin kendi koşulları içinde başkasına tuhaf görünebileceğini hatırlatır.

İstanbul ve kent belleği

İstanbul romanda kartpostal güzelliğiyle sunulan sabit bir fon değildir. Sürekli değişen, geçmiş katmanlarını yeni yapıların altında taşıyan, insanları yakınlaştırırken yabancılaştıran bir kenttir. Bonbon Palas’ın tarihi de şehrin dönüşümüyle bağlantılıdır. Bina, sahipleri ve sakinleri değişirken geçmiş bütünüyle silinmez; mimaride, isimlerde ve anlatılan hikâyelerde yaşamaya devam eder.

Kentin farklı toplulukları ve hayat tarzları apartman ölçeğinde yan yana gelir. Bu yan yanalık her zaman uyum üretmez. Önyargılar, yanlış anlamalar ve sınıfsal mesafeler varlığını korur. Yine de ortak mekân, sakinleri birbirlerinin hayatına istemeden de olsa dahil eder. Şafak böylece İstanbul’un çoğulluğunu romantikleştirmeden, çatışmalarıyla birlikte anlatır.

Özel hayat ve komşuluk

Apartman, mahremiyet ile gözetleme arasındaki hassas sınırı ortaya çıkarır. Komşular birbirlerinin seslerini duyar, geliş gidişlerini fark eder ve haklarında hikâyeler kurar. Buna rağmen gerçek yakınlık sınırlıdır. Bilgi sahibi olmak, bir insanı anlamakla eşdeğer değildir. Söylenti ve gözlem çoğu zaman kişinin karmaşık hayatını birkaç basit yargıya indirger.

Bu yönüyle roman, komşuluğun hem dayanışma ihtimali hem de baskı mekanizması olabileceğini gösterir. Ortak bir sorunun çözümü işbirliği gerektirir; fakat ortak alan üzerinde sorumluluk almak yerine suçu başkasına yüklemek daha kolaydır. Bonbon Palas’ın çevresindeki çöp, bu ertelenmiş sorumluluğun somut işaretine dönüşür.

Anlatı yapısı ve okuma deneyimi

Roman farklı hikâyeleri başlangıçta gevşek bağlarla sunar. Okur, daireler arasında dolaşırken ayrıntıları biriktirir ve bağlantıları zamanla kurar. Bu yöntem apartmanda yaşama deneyimine benzer: Komşular hakkında önce küçük parçalar öğrenilir, bütüne ise hiçbir zaman tamamen sahip olunamaz. Sonlara doğru kazanılan yeni bilgiler, önceki bölümlerin anlamını değiştirerek kitabı yeniden düşünmeye yöneltir.

Döngüsellik ve geri dönüşler, geçmişin kapanmış bir dönem olmadığını vurgular. Bir başlangıç noktası sandığımız olay başka bir hikâyenin sonucu olabilir. Bu nedenle Bit Palas yalnız karakter portrelerinden oluşan bir mozaik değil, zaman ve neden-sonuç ilişkisi üzerine kurulmuş dikkatli bir romandır.

Bit Palas neden okunmalı?

Eser; İstanbul romanlarını, çok karakterli anlatıları, kent belleği çalışmalarını ve gündelik hayat eleştirisini seven okurlar için güçlü bir seçenektir. Apartman yaşamına ait tanıdık ayrıntılar geniş toplumsal sorunlara açılır. Çevre kirliliği, sınıfsal ayrım, göç, yalnızlık, geçmişle hesaplaşma ve ortak sorumluluk gibi temalar didaktik bir açıklama yerine karakterlerin hayatları içinde işlenir.

Elif Şafak külliyatındaki yeri

Bit Palas, Şafak’ın farklı hayatları tek bir merkez etrafında toplama becerisini açık biçimde gösterir. Aile içindeki kimlik ve aidiyet çatışmalarını başka bir ölçekte okumak isteyenler İskender incelemesine geçebilir. Bonbon Palas’taki çoğulluk, yazarın sonraki romanlarında farklı şehirler, kuşaklar ve kültürler arasında genişlettiği anlatı yöntemlerinin güçlü bir örneğidir.

Sonuç

Bit Palas, bir apartmanın duvarları içinde şehrin belleğini ve insan ilişkilerinin karmaşıklığını anlatır. Çöp yığını, koku, söylentiler ve kapalı kapılar aracılığıyla görmezden gelinen sorunların ortadan kalkmadığını; ortak hayatın sorumluluğundan kaçılamayacağını gösterir. Mizah ile hüznü, bireysel hikâyeler ile kent tarihini birleştiren roman, okuru hem Bonbon Palas sakinlerini hem de kendi yaşadığı çevreyi yeniden görmeye çağırır. Diğer incelemeler için Elif Şafak eserleri arşivine bakılabilir.