Kıyıdaki Elmaya Bir Ses

Ey canımın güftesi, eylülün ikinci haftasıydı o sıra
Bana gülümseyerek getirdiğin bir bardak suydu o sıra.

Hatırla denize hiç bakmadık çünkü kıyısındaydık
Bir elma kendi kendine büyür dururdu o sıra.

Bir kıyı ikindisiyle bir elma öyle kendiliğinden
Büyürler bir öfkenin ya da bir dağın yanısıra.

Bir kıyının beslerliği bir elmadan ayrılmaz gibi ama
Elma soğuk bir kış akşamında bile yenir ısıra ısıra.

Bir öfkeyi diriler durmadan elma, ovadan gelir
Elbet küfelerle sandıklarla hüzünlerle ardısıra.

Ey geçmişten gelen konuk, sonsuz düğmelerimi tut
Yerlerini yadırgayan sonsuz iliklerin adına.

Ey canımın güftesi, denize hiç bakmadık, hatırla
Tek pencereli bir odada elma yedik ısıra ısıra.

Elmanın topraktan süzdüğü gemilerin denizlerde gezdiği
Bir tatildi, bir geçiştirmeydi, yalnızlıktı bir kusura.

Neydi, ne doğruydu, nerden vardık yakışmıyor konuşmak bize
Öyle barışlar okuyup yalnızlığı yaşamak kara kara.

Ey canımın güftesi, ey penceresi bütün sıkıntılarımızın
Bizim babalarımız neden ölürlerdi hatırla sıra sıra.

Bu söylediğim iyi bir şarkıdır elle bile hatırlanır
Yani şu, ateş ve deniz buluşurlar bir limanda arasıra.

Yani şu, elma yenir ve balık durmaz kaçar
Ama yenilmezler artık buluştukları sıra.