' Özdemir İnce '

Tarih: 21 Şub, 2012 Saat: 10:55 | Kategori: Özdemir İnce
Özdemir İnce / Hayatı ve Şiirleri

01 Eylül 1936’da Mersin’de doğdu. 1956'da Mersin Lisesi'nden mezun oldu. 1960'ta Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü'nü bitirdi. Bir yıl Sandıklı Ortaokulu'nda öğretmenlik yaptıktan sonra Yedeksubaylık hizmetini İzmir-Bornova 57.Er Eğitim Tuğayı'nda yaptı.Ardından, Aydın Lisesi'nde öğretmenlik yaparken Fransız hükümetinin açtığı sınavı kazanarak 1965-1966 yıllarında Pariste Sorbonne Üniversitesi'nde çağdaş Fransız edebiyatı ve fonetik okudu. Yurda dönüşünde Aydın ve […]

Tarih: 21 Şub, 2012 Saat: 11:16 | Kategori: Özdemir İnce

Rüzgara bırakma şikayet dilekçeni yakarmalarla gelmez dünya sen git onun ayağına. Rüzgara bırakma şikayet dilekçeni veba sesiyle konuşuyor kahinler yasaların dünyayı kirlettiği söyleniyor yas tutuyor üzümde şarap ve su dileniyor kavmin çocukları. Rüzgara bırakma şikayet dilekçeni zaman daralıyor, aylardan dikim ayı derinden sür tarlanın toprağını yeni mahyalar dik mahşerin karıklarına. Rüzgara bırakma şikayet dilekçeni. Sen […]

Tarih: 21 Şub, 2012 Saat: 11:17 | Kategori: Özdemir İnce

Bir kenti yaşamak ona boyun eğmektir- sözleşmesiz, anlaşmasız-, ne derse tek tek yapacaksın, düşünmeden, direnmeden. Yabancıysan ve gezgin değilsen "bir kent yeter" diyeceksin, "tek bir ölüm"; boğazına oturmuş olan bir bardak su isteyen. Boyun eğeceksin yolcu! bir köle gibi tıpkı, anlamak için belki, nedir mutluluğu bir tutsağın?

Tarih: 21 Şub, 2012 Saat: 11:20 | Kategori: Özdemir İnce

Başkaları karar veriyor senin yerine Seni bildiğini tanıdığını sananlar Seni değil sadece kendilerini savunanlar Ama ne su içmişler seninle, ne yola gitmişler, O, diyorlar, şunu yapar bunu yapmaz O, diyorlar şunu sever bunu sevmez O, diyorlar, kışın hiç güneye gitmez Sıcak bölgelere göçmen kuşlar gibi; Senin ceviz ve çınara hasret göçmenliğini, Senin eller yakan hasretini […]

Tarih: 21 Şub, 2012 Saat: 11:24 | Kategori: Özdemir İnce

Kaç cemre düştü yüreğine şimdiye kadar, kaç unutulmuş nisan var vişne sürgünü kollarında? Dağılıyor uyku kokusu gövdenin dilim meme uçlarına dokunduğu zaman; Ateşten sapı üzerinde dönüyor ayçiçeği, bir güneş doğuyor bacaklarının arasında. Kollarımla sarıyorum, örtüyorum seni, günler ve geceler uzuyor ve savurmaya hazırlanıyor gövden gövdemi.

Tarih: 21 Şub, 2012 Saat: 11:37 | Kategori: Özdemir İnce

I Karada, denizde ve havada, kutlu olsun, yeşil gözlerde, hokka ağızda, tas memelerde; Her zaman ve her yerde, kutlu olsun, ömrümüzün şarapları dolarken seher vaktinde; Senlikte, bollukta, zenginlikte, kutlu olsun, engin göz halkalarında, mavi ve lacivertte; Savaşta ve barışta, harp ve sulhta, kutlu olsun, tek bir atlı, yek süvari mürur edip geçerken de; Karakolda, morgda, […]

Tarih: 21 Şub, 2012 Saat: 11:41 | Kategori: Özdemir İnce

Bir şeyler kapanıyordu bir yerlerde, belki bir kapı, belki bir mezar – ama çatı değildi – sanki bir yangın, tavşanların, kuşların hızından anlıyordun, ama çatı değildi kapanan, üzerinde bir bayrak dalgalanan. Ama çatı değildi kapanan; biraz daha ışık, diye haykırdın, dağlarıma ve uçurumlarıma, hepsini gövdeme duvarlarıma kazıyacağım. Bir şeyler kapanıyordu bir yerlerde: Kiminin bahtı, kiminin […]

Tarih: 21 Şub, 2012 Saat: 11:44 | Kategori: Özdemir İnce

Pazar günü geçmek bilmiyor Birden bir kavak fışkırıyor pencereden Hızla kapıyı örtüyor bir sokak Bir kız saatine bakıyor alanda Gençliğim, güneşim, rüzgârım benim! Bu çıraklık sabah akşam sürüyor. Pazar günü geçmek bilmiyor Toprağın alnında eriyor güneş Sevdiğim uzakta, bir an kadar yakın Aramızda sessizliğin amansız yasası Aklımda denizle donatılmış kentim Alışıyor sevgilim yaprak dökümüne. Pazar […]

Tarih: 21 Şub, 2012 Saat: 11:45 | Kategori: Özdemir İnce

Atlayarak çiz dünyayı, gerçekler söylenmeyen alanlarda kalsın, yani gerçekleri söyle, sadece onları; Bana sorarsan -ki sormasan da olur-, yüreğindedir yaşamın bütün ipuçları.

Tarih: 21 Şub, 2012 Saat: 11:47 | Kategori: Özdemir İnce

Ey oğul bir gün yazıcı olursan gözü gözünde yüreği yüreğinde eli elinde inancın tadını söyle ülkemin çocuklarına. Ey oğul bir gün yazıcı olursan kuşkunun birikmenin ve beklemenin yazıcısı sakın masal anlatma ülkemin çocuklarına. Zaman akıp gitmekte dağ taş değişmektedir demir paslanmakta temel çürümektedir al kalemi bildiğin en gerçek sözü yaz. İşte ateş tuğlası ağaçlar kökleri […]

Sayfa 1 - 212