' Necdet Evliyagil '

Tarih: 7 Şub, 2012 Saat: 14:17 | Kategori: Necdet Evliyagil

(1927  – 1992) Türk şair. İlk şiirleri lise öğrencisiyken 1945 yılında yayımlandı. İstanbul Erkek Lisesi'ni ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. Bütün şiirlerini içeren "İstanbul Düşü" ile şiirde 10, genelde 35 kitap veren Necdet Evliyagil, genç yaşta gazeteciliğe başladı. Üniversite öğrenimi boyunca ve daha sonra Cumhuriyet'te çalıştı. Kısa sürede ülke düzeyinde bilinen bir isim haline […]

Tarih: 7 Şub, 2012 Saat: 19:31 | Kategori: Necdet Evliyagil

"Mutlu aşk yoktur" – Louis Aragon Aşka evet Ama sürekli olanına hayır mı? "Mutlu aşk yoktur" Diyen de kim? Dünya'nın En büyük aşığı Elsa'nın gözlerine vurulan En güzel aşk şiirlerini yazan Ünlü Fransız şairi Louis Aragon değil mi? O bile böyle düşündükten; Bir yerde aşka ezildikten Ve aşkla silindikten Sonra, kim savunacak Aşkın mutluluğunu, Sonsuzluğunu […]

Tarih: 7 Şub, 2012 Saat: 19:33 | Kategori: Necdet Evliyagil

Işıl-ışıl Aydınlıktır Boğaziçi, Sevinince sabahları Pırıl-pırıl olur Güzelliğince; Doyumsuz esintiler Şekillenir eteklerinde, Yosun gölgeleri Bakışlarında dinlenir, Bir puslu bulutçuk uçuşur Öpücüklerin doruğundan; Çiçekler bile dağılır Ve de kuşları kaçırır Filizi dallarından… Alaca-alaca Karanlıktır Boğaziçi Kederlenince akşamları, Bulutlar kavrulur Tepelerinde; Değişik mevsimler Renklenir gökyüzü'nde, Yeşilin en sessizleri Gözlerinde düğümlenir, Bir beyaz dalgacık olur Gülücüklerin sahillerde; Savrulan […]

Tarih: 7 Şub, 2012 Saat: 19:41 | Kategori: Necdet Evliyagil

Cennet Boğaziçi'nde Mavi'den gri'ye çalan, Rüzgârların ürperten esintisinde Filizi'den nefti'ye kaçan, Ve bu sihirli sessizliklerde Bozbulanık akan dalgaları, Cıvıl-cıvıl akıntıları hışırtıları, Güneş doğarken ve batarken Gözlerinle kucaklayabildin mi? Ohh be, dünya varmış diyebildin mi? Sular ışıl-ışıl yanarken Eflatun'la kırmızı'yla, Ve de binbir çeşit Mavi'nin – lâciverdin Arasına serpilirken, Pembeliklerle tutuşurken, Alev-alev sularla konuşurken, Avuç-avuç renklerin […]

Tarih: 7 Şub, 2012 Saat: 19:44 | Kategori: Necdet Evliyagil

Boğaziçi'nin Emektar Balıkçısı Sadık Reis'e Kayıkhane'nin Üstündeki cumbada, Her şey değişmiş zamanla.. Sedir, Uzaklaşmış yerinden; Renkler, Çözülmüş kilimden; Zaman, Duvarları dolduran Resim çerçevelerinde kalmış. Boğaziçi'nin Pul pul aydınlığını, Odalara aksettiren, Üç katlı billûr âvize'nin Asıldığı aynalı tavan, Yerini, Yağlı boya çizgilere bırakmış.. Nerde şimdi O cânım divan? Hasır, Bilmem kaç parçaya ayrılmış: Yıllar geçmiş durmadan, […]

Tarih: 7 Şub, 2012 Saat: 19:46 | Kategori: Necdet Evliyagil

Boğaziçi'nin Sahillerinde bıraktık En güzelini ömrün; Çocukluk günlerimizde, Yıpranmış hatıralardan uzaktık.. Bilmiyorduk, Bu masal âleminin Bütün varlığımızı, Kökünden saracağını.. Bilmiyorduk, Mavilikler içerisinde Bir boşluk, Gözün alabildiğine Bir loşluk, Arasında kaybolacağımızı.. Boğaziçi'nde Aynı sahil, Aynı yalı, Aynı mavi su; Yıllar yılı Bu güzelliğe doymayan Aynı tepeler, Birer birer Secdeye gelseler, Böyle bir huzurla Baş başa olmanın, […]

Tarih: 7 Şub, 2012 Saat: 19:47 | Kategori: Necdet Evliyagil

Çölün ortasında Birkaç damla suya Hasret çekeriz.. Geminin bordasında Gözlerimiz yatar pusuya Sahil bekleriz. Bulutsuz gök boşluğunda Ellerimiz uzanır duaya, Yağmur isteriz.. Sudan uzakta susuz, Suyun içinde huzursuzuz; Bütün bir ömür boyu Gözyaşıyla doluyuz.

Tarih: 7 Şub, 2012 Saat: 19:49 | Kategori: Necdet Evliyagil

Sevinçler-kederler Gözyaşının içindeler.. Ümitler-haberler Sesin derinliğindeler.. Gündüzler-geceler Sevgilinin tebessümündeler.. Ömürler-ölümler Günlerin ötesindeler..

Tarih: 7 Şub, 2012 Saat: 19:50 | Kategori: Necdet Evliyagil

Yağmurun Bereketinde huzur, Bulutunda hüzün.. Yaprağın Dalında huzur, Dökülüşünde hüzün.. Günlerin Sabahında huzur, Gecesinde hüzün.. Mevsimlerin Baharında huzur, Kışında hüzün.. Sevgilinin Gelişinde huzur, Gidişinde hüzün..

Tarih: 7 Şub, 2012 Saat: 18:41 | Kategori: Necdet Evliyagil

Birgün geldiğimiz yere Tekrar, yalnız başımıza dönecek Ve arkamızdan: “Nereye gidiyorsun?” Diye ağlıyanlarımız Bir başkasına Gönül verecek olduktan sonra. Neylersin Bu hayatın Toprağını, suyunu, havasını? Tadından çok acısına, kahrına, Tebessümünden çok gözyaşına Bağlı kaldığımız Bu ömür masalının yollarında; Bir çakıltaşı gibi sert, Kuru bir çınar yaprağı kadar zavallı; Bu ömür çölünün boşluğunda Bir bulut parçası […]

Sayfa 1 - 212