' Kul Himmet '

Tarih: 4 Şub, 2012 Saat: 14:26 | Kategori: Kul Himmet
Kul Himmet / Hayatı ve Eserleri

Pir Sultan Abdal yolunda yürüyen bir gizemci halk ozanı Kul Himmet. Kimi araştırmacılar "Kul" sözüne bakılarak, Kul Himmet'in Yeniçerilerden olabileceğini ileri sürüyorlar. Çoğunlukla yaşamıyla ilgili bilgilerin eksikliği dikkati çekiyor. Kimi derlemeciler, son araştırmalarla ozanın yaşamının bir ölçüde aydınlığa kavuştuğunu yazıyorlar. Buna göre Kul Himmet, Tokat'ın Almus ilçesine bağlı Varzıl (yeni adı Görümlü) köyünde doğmuş, orada […]

Tarih: 4 Şub, 2012 Saat: 14:35 | Kategori: Kul Himmet

Aklım fikrim yar eyledim ben bana Öğüt verdim deli gönül almadı Bir kileciği var almış eline Dünyayı içine koydum dolmadı. Alması farz imiş sünnettir selam Hak nurdan yaratmış yaz dedi kalem Bir çiçek yarattı ol Rabb'ül-alem Anı kokulayan mahrum kalmadı. Var bir pire eriş serseri gezme Gözet gözün önün yolundan azma Değme bir dükkana yükünü […]

Tarih: 4 Şub, 2012 Saat: 14:28 | Kategori: Kul Himmet

Bizi bu sevdaya salan Kendi cenab-ı Allah'tır Bu sevdaya gönül veren İşi gücü eyvallahtır. Eyvallahı bilen kişi Her dem artar aşkı cuşu Rasül'ün bindiği taşı Hala durur muallaktır. Bir sözüm vardır tutana Er odur Hak'tan utana Kul olmuşuz Pir Sultan'a Eşiği de kıblegahtır. Er odur ki Hak'tan öğe Desti damanına değe Benzemez ağaya beye Alı […]

Tarih: 4 Şub, 2012 Saat: 14:43 | Kategori: Kul Himmet

Çünkü yandı aşk odu kül olmaktır muradım Düşüp ayak altına yol olmaktır muradım. İşbu kesretten geçip vahdet iline uçup La-mekana yol açıp çöl olmaktır muradım. Sa'y ile duruşunca yar ile görüşünce Ummane erişince göl olmaktır muradım. Bakmam nefsin alına aldanmam akvaline Gülzar-ı aşk dalına gül olmaktır muradım. Himmeti'ye sorana dost yoluna varana Hak'tan haber verene […]

Tarih: 4 Şub, 2012 Saat: 14:30 | Kategori: Kul Himmet

Dün gece seyrimde bir şara vardım Niyaz ile kapıları açılır Laleli sünbüllü bağını gördüm Bülbül öter gonce güller seçilir. Pazarında gül alırlar satarlar Koklaşuban canı cana katarlar Gerçekleri bir kıl ile yederler Mü'minlere hulle donu biçilir. Dallarında baharları yazılı Yaprakları bir sıraya dizili Meleşirler kurbanları kuzulu Canlar bağışlanır kandan geçilir. Gül kokusu Muhammed'in teridir Gönlü […]

Tarih: 4 Şub, 2012 Saat: 14:38 | Kategori: Kul Himmet

Gönül kuşu eski yuvadan uçtu Giden gelsin bizimle dost iline Katerler bağlandı kafile göçtü Giden gelsin bizimle dost iline. Aşk eseri olan karar bağlamaz Yüreğinde derd olmayan ağlamaz Bizi bu yerlerde kimse eğlemez Giden gelsin bizimle aşk iline. Bir garibim adım sanım anılmaz Yüreğimde yaram vardır onulmaz Aşk deryası cuş eyledi yenilmez Giden gelsin bizimle […]

Tarih: 4 Şub, 2012 Saat: 14:34 | Kategori: Kul Himmet

Gül bittiği yeri bilirim dersin Bilir misin benlik şeytana düştü Cevahir madenin bulurum dersin Cevahir bulanlar ummana düştü. Ben Ali'yi gördüm mahbub çağında Selman'ın çiğninde yolun sağında Cennetten içeri firdevs bağında Bülbül figan eyler gülşene düştü. Selman'ın çiğninde bir oğlan geldi Destur dedi ele bir deste aldı Muhammed terini gül ile sildi Ol zaman kokusu […]

Tarih: 4 Şub, 2012 Saat: 14:32 | Kategori: Kul Himmet

Seyran edip şu alemi gezerken Uğradım gördüm bir bölük canları Cümlesinin erkanı bir yolu bir Mevla'm bir nurdan yaratmış anları. Cümle bir mürşide demişler beli Tesbihleri Allah Muhammed Ali Meşrebi Hüseyni ismi Alevi Muhammed Ali'ye çıkar yolları. Durakları irfan bağıyla bostan Silinmiş kalbleri gümandan pastan Cümlenin muradı bir fidan dosttan Arı gibi sadalaşır ünleri. Sıratı […]

Tarih: 4 Şub, 2012 Saat: 14:37 | Kategori: Kul Himmet

Seyyah olup şu alemi gezerim Bir dost bulamadım gün akşam oldu Kendi efkarımca okur yazarım Bir dost bulamadım gün akşam oldu. İki elim gitmez oldu yüzümden Ah ettikçe yaşlar gelir gözümden Kusurumu gördüm kendi özümden Bir dost bulamadım gün akşam oldu. Bozuk şu dünyanın temeli bozuk Tükendi daneler kalmadı azık Yazıktır şu geçen ömüre yazık […]

Tarih: 4 Şub, 2012 Saat: 14:41 | Kategori: Kul Himmet

Uyan be hey gaafil hab-ı gafletten Ömrün geldi geçti haberin var mı? Bir haber aldın mı sırr-ı vahdetten Murg-ı canın uçtu haberin var mı? Bu dar-ı rıhlettir bunda kalınmaz Hem sonu fenadır murad alınmaz Kafile kalkıcak geri dönülmez Kervanbaşı göçtü haberin var mı? Azığın var mıdır yola gitmeğe? Döşeğin hazır mı varıp yatmağa Ejderler gibi […]

Sayfa 1 - 11