' Behçet Aysan '

Tarih: 10 Şub, 2012 Saat: 11:15 | Kategori: Behçet Aysan
Behçet Aysan / Hayatı ve Eserleri

(1949-1993) 1949'da Ankara'da doğdu.  Tam adı Behçet Safa Aysan'dır. Selimiye Askeri Ortaokulu ve Kuleli Askeri Lisesi'nden mezun oldu. 1968'de Ankara Tıp Fakültesi'ne askeri öğrenci olarak girdi. 12 Mart döneminden sonra politik nedenlerle ara vermek zorunda kaldığı tıp öğrenimi sırasında çeşitli işlerde çalıştı. Ara verdiği öğrenimini tamamlayarak doktor oldu. Mezun olduktan sonra İzmit'e tayin oldu. Ankara'da […]

Tarih: 10 Şub, 2012 Saat: 11:19 | Kategori: Behçet Aysan

1. Kana boyandı kirmenimde yün kuşmarlara, tuzaklara düştüm menevişlendi durgun sularım sedef bir bıçak aldım dostlar Güneşi yiyorlar aç kuşlar. Aç kuşlar, yorgun işçi yeni çıkan vardiyadan elliyorlar yıldızların kınasını. Aç kuşlar, topraktan güneşi bakır bir kap gibi kalaylıyorlar. 2. Bense, toy bir çırak kırık keman paslanmış tabanca küflü bir an kurutulmuş papatyalarla kitabın ortasında. […]

Tarih: 10 Şub, 2012 Saat: 11:22 | Kategori: Behçet Aysan

Yıkık manastırın orda kalbim ki, O da yıkıktı. Bir keşiş bıçağıyla dağlanmış çiçekbozuğu, çopur – bir hayat acıtıyordu beni sevgilim. Her şeyin hüzne vurduğu yerde bütün saatlerin, kuzguni bir denizi çoğaltarak hayat acıtıyordu beni.

Tarih: 10 Şub, 2012 Saat: 11:39 | Kategori: Behçet Aysan

I İstasyon önünde bir top ağaç Ağacın gölgesinde ben. Ve uzanıp giden sapsarı bir tül Bozkır ve bir türkü "Daha senden gayrı aşık mı yoktur Nedir bu telaşın vay deli gönül" Ve bir tren Ne bir düdük çalar ne el eder. Kar yüklü yağmur yüklü. Kalbim gibi keder yüklü bir tren Durmaksızın geçer. O böyle […]

Tarih: 10 Şub, 2012 Saat: 11:45 | Kategori: Behçet Aysan

-Ceyhun A. Kansu'nun anısına- Ateş deresi iki tepenin arası uzak kıyılarında şehrin, varoşlarında kirli sarı dumanlar yükseliyor bacalarından. Paslı çinkolarla kaplı çatılarında geçen yazdan kalmış uçurtma kuyrukları. Yağmurlu bir öğle üzeri geçtim çamurlu yollarından Bin Dokuzyüz Seksen Birin Şubat'ı. On bin işsiz yaşıyor burda Yozgatlı, Erzurumlu, Sivaslı On bin dul, on bin yoksul ve aç. […]

Tarih: 10 Şub, 2012 Saat: 11:48 | Kategori: Behçet Aysan

Acıyla okuyorum attila jozsef''i Hazin ve sararan güzün şarkısıyla Karşılıksız bir kuğu aşkı gibi ak Lut gölü kadar derin bir acıyla. Acıyla okuyorum attila jozsef''i İkimiz de doldurup yalnız kederle Aynı çeşmeden hayatın güğümünü Tünelleri aynı bir kara trenle. Acıyla okuyorum attila jozsef'i İkimiz de savrulan mor çığlıkların Katmışız çivitini aşkların ateşine Ve o benden […]

Tarih: 10 Şub, 2012 Saat: 13:38 | Kategori: Behçet Aysan

Ay düşünce denize Seni hatırlarım İnce ince yağan yağmur, İskeleye yanaşan vapur Haydarpaşa garı Seni hatırlarım Ay düşünce denize Kalbim çarpar, telaşlı bir kuş olur, Siyahlar içinde bir kadın Ve yakasında ipiri kırmızı bir gül Seni hatırlarım ay düşünce denize Söylenmemiş sessiz bir şarkıydım, Tozup giden bir ilk kar Solgun begonya Kalkmak üzere bir tren […]

Tarih: 10 Şub, 2012 Saat: 13:43 | Kategori: Behçet Aysan

Sokak fenerine asmış kendini ay ışığının biri şehrin ortasında Ölmemiş hala dipdiri. Bir tek yıldız yokken gökyüzünün hurcunda. Turuncu bir ay yalnızca Çıplak soyunmuş bütün örtülerini. Niye yaptın ay ay ışığı Sızmıştı bir saat önce gözlerimle gördüm yanında şarap testisi ve bütün şarkıları Bir türlü söyleyemediği. Asmış kendini.

Tarih: 10 Şub, 2012 Saat: 14:14 | Kategori: Behçet Aysan

Kırılınca bir büyük ayna Şarkılar da yarım kaldı Büyü bozuldu, durdu saatler Suda suretimiz asılı kaldı. Yoktu, şehirler gezdim ülkeler Düşlerim sahipsiz kaldı Ve şimdi kim bilir nerdeler Gül güle değdi solmuş kaldı. Anıları öğütür değirmenler Bir aşk söyleyin ki bana Daha başlarken öl demeler. Kırılınca bir büyük ayna Aşk bitti şarkılar yarım.

Tarih: 10 Şub, 2012 Saat: 14:18 | Kategori: Behçet Aysan

Sen bu şiiri okurken ben belki başka bir şehirde olurum. Kötü geçen bir güzü ve umutsuz bir aşkı anlatan. Rüzgarla savrulan kağıt parçalarına yazılmış. Dağıtılmamış bildiriler gibi Uzun bir yolculuğa hazırlanan yalnız bir yolculuğa. Çünkü beyaz bir gemidir ölüm. Siyah denizlerin hep çağırdığı batık bir gemi sönmüş yıldızlar gibidir yitik adreslere benzer ölüm. Yanık otlar […]

Sayfa 1 - 512345