' Arthur Rimbaud '

Tarih: 23 Oca, 2012 Saat: 20:36 | Kategori: Arthur Rimbaud

(1854 – 1891): Fransız şair. Charleville'de doğdu. Annesi tarafından yetiştirildi. Küçük yaşta üç defa Paris'e kaçtı, her defasında tekrar evine gönderildi. 1871'de, mektuplaştığı Verlaine'in Paris'te evine yerleşerek edebiyat çevrelerine girdi. Verlaine ile İngiltere ve Belçika'ya gitti (1872). Brüksel'de tutuştukları bir kavga sırasında Verlaine tarafından tabancayla hafifçe yaralandı (1873). Bu olaydan üç ay sonra Cehennemde Bir […]

Tarih: 17 Ara, 2011 Saat: 11:45 | Kategori: Arthur Rimbaud

Balıkçıl darağacında Selahattin'in şövalyeleri Dansediyor, dansediyor Şeytan'ın şövalyeleri. Yüzleri buruşuk, küçük, kara kulakları Çekmiş sayın Belzebuth bir iple gökyüzüne Oynuyorlar şakırdadıkça kunduraları Tutulmuşlar bir Noel ezgisinin hüznüne. Kara orglar gibi ince, uzun kollarını Bak şimdi kucaklıyor çarpık, küçük kuklalar Bir zamanlar aksoylu hanımların sıktığı Bilekleri iğrenç bir aşkla dokunmadalar. Hoyda! şen oyuncular, artık düşünmeyen baş! […]

Tarih: 17 Ara, 2011 Saat: 11:46 | Kategori: Arthur Rimbaud

Yemyeşil bir çukur,burda bir ırmak çağlar Gümüş paçavraları atlara çılgınca takan Burda güneş mağrur dağın tepesinden parlar Küçük bir vadi ki bu,köpürür ışıklardan. genç bir asker uyuyor,başı çıplak ,ağzı açık, Ve ensesi taze mavi terlerle yıkanmış.. Yeşil yeteğına yağmur gibi yağıtor ışık, Bulutların altında,solgun otlara uzanmış… Hasta cocuklar gibi uykuda gülümsüyor Ayakları zambaklar içinde;askercik üşüyor […]

Tarih: 23 Ara, 2011 Saat: 21:30 | Kategori: Arthur Rimbaud

Kahverengi bir salon, cila ve meyva kokan, Kurulmuş koca iskemleye tıkınıyordum, Bir Belçika yemeği, buyursun canı çeken, Yeter ki karnım doysun, aldırmayıp yiyordum, Rahattım – oh ne güzel çalar saatin sesi- Derken, mutfak açıldı, sürünmüş, sürmelenmiş, Kılık kıyafetine ise biraz boş vermiş, Yanaştı cilvelenip aşevi hizmetçisi. İstediği tatlı bir öpücüktü sanırım Belçikalı kızları bakışından tanırım, […]

Tarih: 23 Ara, 2011 Saat: 21:18 | Kategori: Arthur Rimbaud

Aldanmıyorsam bir zamanlar hayatım, Önüne bütün gönüllerin açıldığı, Yoluna bütün şarapların döküldüğü bir şölendi. Bir akşamdı dizimi oturttum Güzelliği-Terslik edecek oldu- İler tutar yerini bırakmadım ben de. Bayrak açtım adalete karşı. Aldım başımı kaçtım. Ey büyücüler, size ey bahtsızlık, Ey nefret, hazinem size emanet. Azmettim, söndürdüm içerimde insan ümidi adına ne varsa. Bir yırtıcı hayvan […]

Tarih: 23 Ara, 2011 Saat: 21:31 | Kategori: Arthur Rimbaud

Çengi midir, nedir?.. İlk mavisinde sabahın Düşer mi ölü çiçekler gibi darmadağın… Duruyor önünde, ışığa gömülmüş kentin Soluduğu aydınlık, görkemli düzlüklerin! Her şey güzel! çok güzel! güzel olması gerek, – Balıkçı kız ve şarkısı için böylesi gerek, Böylesi gerek çünkü hâlâ inanıyorlar, Denizde gece törenleri var sanıyorlar.

Tarih: 23 Ara, 2011 Saat: 21:33 | Kategori: Arthur Rimbaud

Mavi yaz akşamları, patikalarda, dalgın, Gideceğim sürtüne sürtüne buğdaylara. Ayaklarımda ıslaklığı küçük otların Yıkasın, bırakacağım başımı rüzgara. Ne bir şey düşünecek, ne bir laf edeceğim; Ama sonsuz bir sevgi dolduracak içimi; Göçebeler gibi uzaklara gideceğim; Mes'ut sanki yanımda bir kadın varmış gibi.

Tarih: 23 Ara, 2011 Saat: 21:35 | Kategori: Arthur Rimbaud

Sevdalar çağı dönsün, Dönsün geri gelsin Ah nasıl dayandım nasıl da Unutamam artık dünyada, Nice korkular kaygılardı Uçup gitti göklere. Bir belâlı susuzluk Karartıyor damarlarımı. Sevdalar çağı dönsün, Dönsün geri gelsin. Bir çayır gibi tıpkı Unutulmuş bir kıyıda, Karamukların, gülüklerin Boyatıp çiçek açtığı, O yabanıl uğultusunda Korkunç pis sineklerin. Sevdalar çağı dönsün, Dönsün geri gelsin.

Tarih: 23 Ara, 2011 Saat: 21:38 | Kategori: Arthur Rimbaud

Yazın mavi akşamlarıyla ineceğim patikalara Buğdaylarla bezeli ufak otları çiğneyerek: Ayaklarımda o tazelik, aklım bir karış havada Bırak yıkasın çıplak başımı rüzgar diyerek. Konuşmayacağım, düşünmeyeceğim bir an bile: Lakin tırmanacak içimde bitmek bilmez aşk Ve ben uzağa, uzaklara gideceğim derbedercesine Doğayla, ve mutlu, sanki bir kadınlaymışçasına.

Tarih: 23 Ara, 2011 Saat: 21:39 | Kategori: Arthur Rimbaud

İçinde öpücükler uyuyan Görkemli çiçeklerle donanmış, Yaprakları nakış gibi oyan Mücevher kutusu, altın bir baş Beyaz dişleriyle, Kır Tanrısı Kırmızı çiçekleri otluyor Ağzında şarap ve kan tortusu Bakıp bakıp gülmekten çatlıyor. Kaçtı arasından yaprakların, Yüreğinde korkunç kahkahanın Ürpertisi, düşünüyor, şaşkın Altın öpücüğü ormanın.

Sayfa 1 - 212