Ahmet Oktay – Hayatı ve Eserleri

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

1933 yılında Ankara’da doğdu. Yazmaya ortaokul sıralarında başladı. İlk şiiri, 1949-1950 yılları arasında Gerçek dergisinde yayımlandı. Öğrenimini lisede yarım bırakarak çalışmaya başladı. Ahmet Oktay, 1950’li yıllarda Mavi Hareketi içinde yer aldı ve aynı adlı dergide yazıları ve şiirleriyle etkin bir rol oynadı. 1961 yılında Yeni İstanbul gazetesinin Ankara bürosunda “parlamento muhabiri” olarak profesyonel gazeteciliğe başladı. … Devamını oku…Ahmet Oktay – Hayatı ve Eserleri

Madenci Lambası – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Çalışma masamın üstünde günlerdir: Eski bir madenci lâmbası. Yerdeydi nerdeyse üç yıldır. Neden göz önüne getirdim bu tuhaf gereci? Bir simge mi aranıyordum, bir göçüğün önsezisi mi yeşermişti içimde? Zonguldaklı şair Lütfi Fikri, – Fikri Lütfi miydi yoksa? – armağan getirmişti. Adlar! -Kişi, kent, kitap fark etmez- ; turnusol kağıdıdır belleğin, onlar da ihtiyarlıyor ve … Devamını oku…Madenci Lambası – Ahmet Oktay

Acı – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Usandım taş basması günler yaşamaktan yalnızlığımı büyütüyorum korkunç yani bağırmak sana sulardan. Her gün yeniden ölmek elinden karanlık adamların yalanla, ekmekle, silahla. Üstümüze bakarken çağlar her çocuk başı okşadığımız suçlu bizmişiz gibi büyüyor avcumuzda. Gözlerinde bile deniz dibi gözlerinde ölüler askerler ve gemiciler halinde. İhtiyar yüreği toprağın buğdayı, elma’sı korkuda. Suskunluğum, utancım büyük sıkıntım kara. … Devamını oku…Acı – Ahmet Oktay

Öğrenim – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Hocan Bedri Rahmi – renkli güneşler bir iki kalın sözlük nakışlı veremler ve doğurgan aşklar yerdi bir oturuşta – çok kalabalık bir halk yüzüyle öldü; haftada üç gün gezdirirdi sizleri Tophane’de. Kazıbilim’de çanak-çömlek değil bayat ekmek ve zeytin yamalı bir gençlik sahtiyan bir yalnızlık bulun diye. Ne yazık, esrarı ve trahomlu bir gözün düşman bakışını … Devamını oku…Öğrenim – Ahmet Oktay

Anı – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Yazdı gözlerimi yumduğumda, öğle sonrası; dayımdı dutu silkeleyen, çarşafın dört ucunda Dört kadın; herhalde komşu kızları; dedem de su çekiyordu kuyudan, Hamidiye’nin güvertesindeydi sanki, oysa abdest alacaktı birazdan. Ah! Sonsuz biçimler veren bize Bellek ve Zaman.

Sığınak – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Kaçıp sana saklanıyorum akşam oldu mu Sana dokununca mı denizleniyor masa Senin avcıların mı çok hayvanları kovalayan Sıkıntımın ormanında? Üç beş günümüz var şuracığında Nice oyuncağımızı kırdılar Biz de güzel çocuklardık bahçelerde Sularda alabalık. Azla avunmaya alıştık Ne yapalım paramız yoksa Şarabımız bitince yağmura çıkarız Kim güzelleşmiyor öpüşünce.

Anneler Günüymüş – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Pancurları dövdü tüm gece yağmur, şafakla açtım: dupduruydu gök. Çektim içime güllerin kokusunu, çoktan kesilmişti karşı koruluk yine de bekledim bülbül sesini. Kim bildi ki sözlerin imlemimi? Gözaltında olduğumuz koğuşta, Son firarda da enselenen Mansur şöyle demişti sıtma nöbetinde: ‘nerde benim eski nefti kaputum? ‘ Unutmam, Haziran’dan gün almıştık, ürkmüştüm güllerin curnatasından: sözlemiştim okuldaşım Mehmet’le; … Devamını oku…Anneler Günüymüş – Ahmet Oktay

Sırada – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Uzat saçlarını gecenin balkonundan isteğimin çok tüylü suyuna. Bir orman gecesinde bir kar gündüzünde, gördüm nasıl süzüldüğünü yırtıcı ölüm kuşlarının. Hadi uçsun memelerindeki güvercinler hadi cennet ülkeni sun. Kardeşliğin şarabını istemiyorlar söyle kaç sofra kaldı kurulu? Baktıkça içleniyorum fotoğraflarına yüzlerini öpmüş anneleri ayrılığa benzer çilekeş kadınlar rüzgârlarına vurgun, onlar silâhları ve şarkılarıyla hani şuracığından geçerlerdi … Devamını oku…Sırada – Ahmet Oktay

Aşı – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Bir balıkçının yüzü vapurdan inince gözümü alıyor öğle güneşi gibi, dokunup geçse bir serseri kuş ikindi vaktince incelmiş hüznüne anlatacak avsız mevsimlerin ve Çengelköy’ün tarihini. Sarhoşluğundan aymaz hangi ozan gücü tükenmez hangi taş işçisi derin bir solukla daha sağlığında yazıp bitirecek her şeylerin tarihini? Çok intihar kullanıldı tarihinde darağacına gitti ustaların ve ağularla sınandı ey … Devamını oku…Aşı – Ahmet Oktay

Sözün Yurtluğu – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

“Ne yazıyorsun?” diye soruyor geçen günkü çocuk: usulca açmış bir haşhaş çiçeği çitin yanında. Öğle sonunun dinginliğinde yankılanıyor soru. Yaşam böyle apansız kuşatıyor Sözü: daha yolunu sorarken yele, kerteriz ararken geri dönmek için. Çünkü bir yurt gereksinir söz de: unutulmak ve yeniden bulunmak üzre. Yazgı bu! Kovulmuş ve yargılanmış adına konuşana ne mutlu. Dönecek olan … Devamını oku…Sözün Yurtluğu – Ahmet Oktay

Balkon – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Yağmur çiseliyor! Akıp gitsin üstümdeki küf! Yakam bağrım fora. Üç duble votkanın beklentisindeyim; dört şiddetinde bir deprem! ‘Mal ve can kaybı: dokuz gökdelen çökmesi ve üç kalp krizi’. Gündelik nefretin maliyetini kurtarmasa da fena değil. Yine de güneşlik bir yer istiyorum. Yeşillik bir yer. Herkes Kır’a sığındı. Kent’i bana, benim gibilere bıraktılar: Pisliğim, Çukurum! Hayalin … Devamını oku…Balkon – Ahmet Oktay

Ten Orda Yırtılır – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Karlı dağı tarttım ve söğütlerin gölgelediği dereyi. Eşittiler yeşim taşının oluştuğu ve bebeğin memeden kesildiği vakitlerde. Göreli nicelikler ama kim emin niteliklerden? Geçti geçen: Anımsamıyorum artık kimdi ilk seviştiğim kadın? Belirsiz sarıldığım gövde. Kemikli miydi, sırtı var mıydı öpüşünde yeni sulanmış bir bahçenin serinliği? Yitirdim anlamları çoktan; duyumsuyorum ama çürüyen kökü aşınan bazaltı, yırtılan damarını … Devamını oku…Ten Orda Yırtılır – Ahmet Oktay

Bengi İz – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Bir kahkahayla silkindim dalıp gittiğim mektuptan; yaşam hep böyle uyarır bizi, katıksız neşeye dönüşür altuni bir sesle en derin kederler; mutlu bir düşteymiş gibi zamanın dibinden gülümser, artık yanaklarından öpemeyeceğimiz sevgili yüzler. Budur odaya süzülen mehtabın, kurumuş eski çeşmenin açıklayıp durduğu bilgelik ve giz Sevinç de olgunlaştırır kalbi acı ve ayrılık gibi; süzülüp dibe çökeldikçe … Devamını oku…Bengi İz – Ahmet Oktay

Beş Kuruşa Aşk Şarkıları – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Bir yalnızlık büyütürdüm saksıda kalandı çok eski günlerden bir bana yetsin, hıncımı arttırsın aşkımı pekiştirsin diye sevince. Günüydü, gelip durdu hüznümün önünde gidilmemiş bir saklı deniz sandım. Kıpırdamazdı yapraklar geceyle tüketirdi çiçeği, kuşu sevdiremeyen konyak bana neydi gülmeler, şarkılar otobüs durakları, alandaki kalabalık geldi durdu, alana merhaba dedim. Bir göz bozgundur yerine göre vururdu pencereme … Devamını oku…Beş Kuruşa Aşk Şarkıları – Ahmet Oktay

Ulukışla’da Saat Beş – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Saat beş. Yoğurt vuruyor analar, akşam kaçak tütün gibi koyu, yumuşak, alev almış göçebe bir kurt sesi kalaysız bakraca, buzlayan ovaya yansıyan, yok tipiye gem vuran ve narayı hançer gibi kullanan atlılar, toprak suskun anaların güz bahçesi kesilmiş gözleri zehrini içine akıtıyor çıkrıklar. Saat beş. Zonkluyor belleğimde Aksaray yolunda gördüğüm gülgillerden bir bitki Şemdinli’de ırmak … Devamını oku…Ulukışla’da Saat Beş – Ahmet Oktay

Bir Günün Sonunda Arzu – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Ne çok iz bedenimde senden: İki siyah haşhaş açtı düşlerinle ısırdığın omuzlarımda; göğsümdeki bu onmayan yara gözyaşının damladığı günden kalma; “Mutlu aşk yok” diye inildemişti Aragon, uçurum gibi parıldayan Elsa’ya. Ah! Zakkumsu ses; gümrah bir bahçe olsun isterdim, kederin ve deliliğin arkası. “Ne kaldı bana senden” demiştin, çürüyen güllerin anısı sadece çürüyen güllerin anısı. Ah! … Devamını oku…Bir Günün Sonunda Arzu – Ahmet Oktay

Yapı – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Beş metre ötemdeki yapıya bakıyorum; Kaç TNT’lik imgelemi vardı acaba şirket mimarlarının, Berhava edildi kokular, renkler. Koruluğun kaçışan hayalleri. Yüzlerce fısıltı: yani sır veriş ve yalvarış gülümseyiş ve öpüş. Öfkeler de vardı elbet. Aldatıldık, terk edildik unutulduk da şöyle ya da böyle. Anımsandık ve kutsandık. Yıllar önceydi. Denize inerken çamların ve çınarların sesini dinleye dinleye. … Devamını oku…Yapı – Ahmet Oktay

Bir Portre İçin Taslak – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Gece bir geyik bahçesidir bazan ürkek, korkulu, nefes nefese, çünki hep birileri gelecektir hep birilerine gidecektir düşlerin ve şarapların üstüne. İşte düş de, şarap da bozgunda, tatsızdır camın önündeki deniz süzülen martılardan ne çıkar? Geldiler gürültüleriyle beşli, onlu bir cansıkıntısı. Hiç kıpırdamaz, hiç anlamaz çünki biz demek ben değiliz kuşun nasıl uçtuğunu bilmeyiz bir yeşilin … Devamını oku…Bir Portre İçin Taslak – Ahmet Oktay

Eski Bakır – Ahmet Oktay

Şiir Şiirler - En güzel şiirler - Babamın Şiir Defteri

Bir çığlığın içinde yakalıyorum seni Kaç kez İstanbulsu, Parıldayan, ısıtan, yakan bir alev gibi. Üstünde uzun, pis, yalnız sokakların yağmuru.. Odaların, merhabaların, gülücüklerin sıkıntısı Tramvayların, vapurların sıkıntısı Yitmiş aşkların, yitecek aşkların Aynı vazoların, aynı öğütlerin, aynı yasakların sıkıntısı. Yakalıyorum, öpüyorum, avutuyorum. Karanlık etini kemiriyor, Vaktimiz kısa, Düşlerimizi kolluyorlar durmadan Durmadan kovuşturuyorlar Mendilimi ıslatıp alnına koyduğum … Devamını oku…Eski Bakır – Ahmet Oktay