Dünyada Çok Güzel Şeyler Var

Çok güzel şeyler var dünyada. . .
Ben mesela bir sokak tanırım İzmir'de
yere düşen inci taneleri gibi dökülür denize.
Ekvator'da, Quito kentinde uykulu sokaklar
çok kızarlarsa dağlara açılırlar birdenbire.

Zaten akşam kırmızı düşer o dağlara.

Amazonların derinliklerinde akan nehirlerde
bembeyaz bir orkide büyür:
o kadar güzel ve keskindir ki kokusu
çılgın bir tay gibi koşuşturur kalbimizin kıyısında.

Kalbimiz zaten tüm çiçeklerin aynası.

Ay'dan Yeryüzüne bakılınca
Yalnızca 'Çin Seddi' görülürmüş.
Hayır! Yanlış.
Ben baktım:
Palandöken dağında açan bir gelinciği gördüm.
Ve havada uçuşarak sevişen bir çift kelebeği.

Ben ne köprüler tanırım.
Siz de tanırsınız mutlak: İşte Boğaz köprüsü!
Ne zaman boş kalsa yıldızları alar geceleyin.
Gündüzleri neler neler çeker şu insanlardan
ve yüzüne çarpıp geçen martılardan. . .
Biliyorum bir gün çekip gidecek belki,

Nereye bilinmez?

Ama Boğaz'dan daha güzel nereye yakışır ki?
Ben öyle kentler tanırım ki
memesi sütyenden taşmış
genç bir kız gibi uyanırlar sabahları.
Güneşin ilk ışıklarıyla öpüştüklerinde
kırmızı bir gül gibi açarlar yeryüzünde.

Ve zaten her kent başka bir kente açılır bir köşesinden.

Ben ne şairler tanırım ateş gibi:
İşte Arthur Rimbaud!
Sarhoş Gemi'yi yazdı denizi görmeden.
Yaşamın okyanuslarında yıkadı sözcüklerini.

Ne kadar çok güzel kadın var dünyada. . .
Esmer, sarışın, çukulata renginde
hepsi birbirinden güzel, birbirinden alımlı.
Gergin yumuşak tenlerinde
İmparatorluklar kuruldu, imparatorluklar çöktü.
Bir öpücükleriyle ihtilaller başladı. . .
Zaten kadınlar ve aşk olmasa
yaşamaya değer miydi bu dünya?
Kime okurduk bu şiiri?

Öpücük dedim de aklıma geldi:
Bir sevgilim var dünya güzeli.
Ne zaman baksam gözlerinin içine
yıldızların üzerine düşüyorum
sımsıkı sarılsam da dünyaya.

Beni zaten hep güzellikler sarhoş etti.

Ey Şair! Güzel sözlerle, büyülü sözcüklerle
kandırırsın kullarımı, diyor koca tanrı:
Ben yalnız güzel şeyleri mi yarattım?
Savaşları, açlıkları, ölümleri, ayrılıkları. . .
Ben yaratmadım mı?

Sen yarattın elbet tanrım! Onların hesabını sen ver kullarına.
Ben'se güzel şeyler anlattım
hiçbir şey beklemeden insan kardeşlerime:
Hiç olmazsa bu şiiri okurken mutlu olsunlar diye.
Buysa suçum:
Hazırım!
Cayır cayır yanmaya cehenneminde.