Dolunay Sessizce Dinlemiş Hikâyemizi

Siyahla beyazı karıştırınca
Yanlış çekmişim kaderimin ipini
Zorlu Kafdağı’nın ardında
Hapsetmişim sevdiğimi

Kemiklerim nasıl sızladıysa soğuktan
Yüreğim de buz kesti ayrılıklardan
Biri ötekinden habersiz Melek ve Şehzade
Yüreklerine taş bastılar yaşadıklarından

Zaman turna kanadına takılı değil
Göz açıp kapayana kadar geçsin
Sanki kulağına üflenmiş
Kurşun gibi yüreğimize işlesin

Sonra kapılara çıkmalar acaba diye
Adım seslerinde kalbimizde kıpırdamalar
Bütün sevda şarkıları umudumuz olmuş
Bir köşede için için ağlamalar

Mevsimler gelip gitmiş
Yıllar bütün ağırlığıyla kuşatmış ikimizi
Cümle ağaçlar çiçekten çiçeğe geçmiş
Dolunay sessizce dinlemiş hikâyemizi

Umutsuz bir umudun peşine düşmüşken
Sanki bir mucize oldu
“Merhaba! ” diyen güneşim
Pencereme doğdu.

09 Şubat 2008