Mümkünüm Yok

Mar 1st, 2012 | | Kategori: Nevzat Çelik

 - Yusuf'a -
Plastik tadında yediğim içtiğim
Yaz kış gözlerimi örseliyor duvar
Paslanıyor demir gelip boyuyorlar
Hep aynı renkte ölemem
Beton tuttu ayaklarım dışarda kar
Karın altında toprak nasıl hasretim
Bir kuşun kanatları geçiyor üzerimden
Bin kanat bakıyorum parmaklığa
Aklı gidiyor nöbetçinin.

Kırk yıllık yoldan tanırım ben soğukları
Ama asıl baharların erbabıyım
Yine yorgun argın aşacak dağları
Yine kapıma yıkılacak karanfil
Elleriyle koymuş gibi bulacaklar
Badem mi olur erik mi çağla mı
Kendi dalından asacaklar baharı
Kaç yıl oldu alışamadım
Mümkünüm yok bu kez firarım.

Aklı gidiyor nöbetçinin tüfek tüfek kalıyor
Tezkeresi yakın hırsla parmaklarını sayıyor
Göz gez arpacık bakıyor fena bakıyor
Gece dehşetli uzuyor duvarı iniyorum
Toprağa basmalıyım bir kuşu uçmalıyım
Deli esmeli poyraz bir dal parçası azbiraz
Mutlak duvarı aşmalı yoksa duramam
Gövdemi mıhlasalar bahara kalamam
Mümkünüm yok bu kez firarım.

Hırsla parmaklarını sayıyor baştan sayıyor
Tezkeresi yakın düşleri kayıyor
Apansız bin basamak nöbetçi kulesi
Yapayalnız ağzında uçurumun apansız
Kar etmiyor parka ah ne çocukça ıslık
Beter üşüyor tetik otomatiğe düşüyor
Ben bahara kalamam ay batarken
Şafak şafak açarken yaban süseni ben
Yalnayak fırlıyorum duvarın dibinden.

Bir ses canavarlaşacak ardımdan
Döne döne sırtımı yakacak
Ciğerimi bulacak beni toprağa yıkacak
Vu-ra-cak mümkünü yok
Bir ödül bir tezkere alacak
Karaköy'de bir orospuyla yatacak
Kaç bahar büyüğüm ondan
Onda hiç bahar açmayacak
Mümkünüm yok bu kez firarım.

Tüm makyaj ve kozmetik ürün fırsatları için tıklayın !

SON ŞİİRLER