Yıkıcılar Geldiler

Ve evin yüzü burkuldu
Bir kıpırtı vardı sakaklarında.
Yıkıcılar geldiler, çatıdan başladılar.
Kiremitleri topladılar birer.
Tahtaları söktüler, kanırtıp çivileri
Ellerinde keserler.

Anımsar misin denize karsı oturmuştuk.
İkimizde arkamızı dönmek istememiştik kıyıya.
Susmuştuk uzun bir hesaplaşmayla.
İki sevgili vardı yan masada;
Umurlarında bile değildi deniz,
Alınları birbirine değecekti az daha.

Yıkıcılar geldiler,
Çıkardılar kapı ve pencerelerin pervazlarını.
Kör gözleri ve açılmış ağzıyla
Kaldı temelleri üstünde umarsız ev.
Sıra balyozlardaydı artık,
Çelik iskeletini evin ortaya çıkarmak için.

Benim göğüs kafesimde bir iskete,
İskeletimin bekçisi, içten bağlı kemiklerime.
Sıçrayıp duruyordu oradan oraya,
Duyuyordum kıpırtısını içimde.
Bir bulut geçiyordu senin gözlerinden.
Oturuyorduk; ben kızgın çölüm, sen yıldızsın göğünle.

Yıkıcılar geldiler……….>>>

Telif Hakları yasası gereği şiirin bir bölümü alınmıştır.