Kaliforniya’da Bir Süpermarket

Hakkında neler düşünürüm bu gece Walt Whitman,
Ara sokaklarda dolandım ağaçların altında,
Başım ağrıyordu, utangaç baktım dolunaya.
Aç bitaplığımda ve hayal alışverişinde,
Girdim neonlu meyve süpermarketine,
Düşlüyordum senin sayıp dökmelerini!

Amma da şeftali ve amma da yarı gölgeler!
Bütün aileler gece alışverişinde!
Koridorlar koca dolu!
Hanımlar avokadoların içinde,
bebekler domateslerin!
– Ve sen, Garcia Lorca,
Ne yapıyordun yanı başında karpuzların?

Gördüm seni, Walt Whitman, çocuksuz,
Yalnız yaşlı kazıcı,
Karıştırırken buzdolabındaki etleri
Ve bakarken bakkal çıraklarına.

Sorduğun her bir soruyu duydum:
Kim öldürdü domuz pirzolalarını?
Nedir fiyatı muzların?
Benim meleğim misin sen?

Seni izleyen konserve kutuların
parıltılı yığıntısı içinde ve dışında dolandım,
ve imgelemimde izledim dükkan dedektifleriyle.

Uzun adımlarla birlikte yürüdük açık koridorlarda
Kaliteli lezzetli yalnız enginarlarımıza,
Her bir dondurulmuş lezzetin sahibi olarak,
Ve asla geçmiyorduk kasiyerlerin önünden.

Nereye gidiyoruz, Walt Whitman?
Kapılar kapanır bir saate kadar.
Nereyi işaretler sakalın bu gece?

(Dokunurum kitabına ve süpermarketteki yolculuğumuzu
hayal edip duyumsarım saçmalığı).

Yürüyecek miyiz bütün gece ıssız caddelerde?
Gölgeye gölge ekler ağaçlar,
Sönmüş ışıklar evlerde,
Yalnız kalacağız ikimiz de.

Aşkın kaybolmuş Amerikası geçerken
sayfiye evlerimizin garaj yolundaki
Mavi otomobillerinde,
Gezinecek miyiz düşleyerek?

Ah, sevgili baba, ak sakallı,
Yalnız yaşlı cesaret – öğretmen,
Charon vazgeçtiğinde kayığının küreğini çekmeyi
Ve dumanlı bir kıyıdayken sen
Ve durup bakıyorken kayığın Lethe’nin
Kara sularında gözden yitmesine,
Amerika’nın yaptığı sende miydi?

1926-1997 / ABD
ÇEVİREN: İsmail Haydar Aksoy