Ayna

Aşka çalışma yaşı kırktır doğuda
Aynada çalkalanmış bir kalple
Aşkın amentüsünü görmüştüm yüzümde
İsot bir yanma şiire çalışıyordum
İçime dökmüştü Balıklıgöl tüm balıklarını
Fırat ile Dicle’nin aşkıydım Urfa’da.

Şairlere aşkı ve hayatı şehirler öğretir
Her şair hüznün tekerrürü bir şehirdir aslında!

Aynalarda saklanma yaşı kırkbirdir doğuda
Kırkbirimde Hakkâri’ye saklanmıştım annem yerine
Ferit Edgü upuzun bir “O” üflemişti içime sanki
Kalbi sağda olanın içi Ağrı’dır demişti Onat abi
Ben bütün Hakkâri’yi doğu anlamıştım.

Şairlere ân’ı ve anneyi şehirler anlatır
Her şair aslında kendine annedir!

Aynalarda durma yaşı kırkikidir doğuda
Son hayal Bingöl’de okumuştu Metin abi
Benim ve kızımın kulağına Büyük Saat’i
Ben kızımsızdım o ara
Kızım Göğe Bakma Durağı’nda kankara.

Şairlere göğü ve gizi şehirler gösterir
Her şair şehirden yontulma bir gizdir aslında!

Aynaları kırma yaşı kırküçtür doğuda
–Tam böyle demiştim ki–
Kızım seslendi içindeki doğudan:
Hüznü tekerrür edenin adı yaman
İçi büsbütün Adıyaman’dır baba!
Paranın cini bir Mardin’dir
Hep abim kalacak Murathan!

Kırkdördümü küçük kızım getirdi demin
Artık kırılacak ayna yok derim!