Halkım – Veysel Öngören

Anıları vardır
Halkından;
Yağışlı günleri düşündüren.
Diyarbakır’dan; çitlerden.
Kendini hiç unutmayan Afyon.
Öğrencilikten, futbol ve güreşten.
Yüzülen küçük, dar, coşkun dereler:
Değirmisaz;
Dağlardan kömür çıkaran yırtık giysililer:
gene halkından.
Bütün bunlardan,
Yani temelde,
Bütün hışmıyla
Atların köpük tutan teriyle hem
Huyudur bir Anadolu’lunun:
Dinlemek ve beklemek

Yeryüzü bugün öfkeli
Söyledi diye:
Öfke bilendikçe güzeldir
İnsanlığın kimi günleri de vardır

Halkım
Sen gözük ona
Esirgeme yüzünü
Şefkat yayan sesini
Kalbin mi
Kalbi yani
Kalbi hergün bin kere çarpar
Sabahında ülkenin

Halkım
Konuş
Upuzun yaylaların gözcüsüne
Kalın kabuklu çam gövdesine
Yüksektir ve enli
Sanki
Yoğurt çamcaklıyan yörük kadını kendi
Düşü gelecek günlerimin

Halkım konuş
Dilimizi yansıt ki şiirini tamamlasın
Ki elleriyle yazdığı
Ki kanıdır herşeyi
Tamamlasın da
Her şeyi bilen o şiiri
Her şeyi bilsin çocukları
Benzersiz
Gerektiği yerde duran o şiiri

İnsanları ülkemin
Kaldırın kolunuzu
El ayalarınız ona dönük olsun
Okusun yolunu
Yazgımızı
Bir çiçek gibi açan hayatımızı
Anasını yüreğinin

Dayanmak iki yanlı
Biri
Direnmek
Öbürü
Karşı koymak
Tatdı birini şimdi iştedir, orda
Biz ne kadar çok severiz hayatı

Ve onunla severiz
Ve o şu anda bir gergefin kemik tığını
aramaktadır
Bundandır süzülmüşlüğümüz
Hüznümüz beklediğimizdendir

Ve işte

Anımda bir kasaba
Eskiden, radyoaktivite yokken, daha
Karlı, bir kızın bikri gibi, göngörmüş, gazal
Karlı yolları dümdüz, arzulu ve ak
Nedense bir de bir çift tekerlek izi var
Tekerlekler, arabacı ve kırbaç
“Soğuk hayatla güzeldir” diyor
Bir ihtiyar

Bir ihtiyar anımda, 93 harbi:

“Düşman değildir bizi kıran
Bir sabun bir de soğuk”.
Enverî Paşa’ya ikram

Anımda bir ihtiyar ve o

O gencecik bir adamdır kendi adına sığınmıştır
Tek dayanağıdır elleri, andı gibi:
kimseye söylemediği usulca düşündüğü.
O gencecik bir adamdır herkes gibi
Doğuranı var, büyüteni, umut bağlıyanı
O gencecik bir adamdır sevişmeyi bilir şarkı
dinlemeyi
Bir caddede yürümeyi bir pastahanede oturmayı
O gencecik bir adamdır herkes gibi
O gencecik bir adamdır kanıyla büyüten çiçekleri

Halkım
Sen koru onu.

Default image
Şaban GÜRTUNA
1952 yılında Balıkesir – Sındırgı – Osmanlar Köyü’nde doğdu. İlkokulu bu köyde okudu. İlkokulu bitirdikten sonra iki yıl ailesine tarım işlerinde yardım etti. Sonra okumaya karar verdi. 1964 yılında yatılılık sınavını kazanarak Savaştepe İlköğretmen Okulu’na girdi. 1971’de okulu bitirip Kars – Arpaçay İlçesi, Akyaka Nahiyesi – Süngüdere (Kızıltaş) Köyü İlkokulu Öğretmenliğine atandı. 1974 yılında evlendi. Kars ilinde 2 yıl zorunlu hizmetini tamamladı. Sonra aynı ilde er öğretmen olarak askerlik hizmetini yaptı. Balıkesir – Sındırgı İlçesi Osmanlar Köyü’nde 3 yıl, Manisa Merkez – Süngüllü Köyü’nde 1 yıl, Saruhanlı – Koldere Kasabası’nda 13 yıl, Akhisar ilçe merkezinde 7 yıl olmak üzere, toplam 28 yıl görev yaptıktan sonra 1999 yılında emekli oldu. Bir kız, bir erkek iki çocuk babasıdır. Şiir yazmaya öğretmen okulu yıllarında başladı. Belirli Gün ve Haftalarla ilgili “Bir Eylül Sabahı”, “Gediz”, “Ana Hasreti”, “Atatürk”, “Orman” şiirleri birçok şiir sitesinde yayınlanmıştır. Halen “www.babaminsiirdefteri.com” adlı şiir sitesinde editörlük yapmaktadır. Doğa fotoğrafları çekmek, onları sosyal paylaşım sitelerinde sevdikleriyle paylaşmak, bulmaca çözmek, doğa yürüyüşleri yapmak hobileri arasındadır. ESERLERİ / ŞİİRLERİ – Rüzgarlı Tepe (I. Basım - Özel)