Aralık, 2011

Tarih: 31 Ara, 2011 Saat: 18:11 | Kategori: Ziya Osman Saba

Beni hatırladıkça, Arasıra gönlümü al. Sokakta görünce, gülümse, Yanıma yaklaş, Az elin elimde kal. Evine misafir geleyim, Kahvemi sen pişir. Taze doldurulmuş sürahiden Bir bardak su ver Yetişir…

Tarih: 31 Ara, 2011 Saat: 18:09 | Kategori: Ziya Osman Saba

Sizleri görüyorum, bahçemizdeki çamlar, Bütün gün gölgesinde oynadığım dost badem. Derken dallardan, ılık, iniveren akşamlar: Evine dönen babam, camda bekliyen annem. Ah bütün sevdiklerim, bütün kaybettiklerim! Neyi arayım, yerde kurt, göklerde yıldız mı? Babam, annem, evimiz, bahçem, çitlenbiklerim, Sizler rüyamıydınız, sizler yaşamadınız mı?

Tarih: 31 Ara, 2011 Saat: 18:08 | Kategori: Ziya Osman Saba

Biz o kadar ağladık ki beraber, Gözyaşları doldurdu avucumu şimdilik. Şimdilik uzun uzun, bambaşka bir sessizlik Yavaşça alçalarak, yavaşça bizi dinler. Etrafta kalan sesler kesildi birer birer. Hatırlamaz olmuşum, her şey uzakta, silik. Yalnız senin vücudun… Ah içte bir içimlik Bir su gibi ellerin avucumda serinler. Vücudunun gölgesi bak yerde gölgemle bir, Yeni bir nefes […]

Tarih: 31 Ara, 2011 Saat: 18:06 | Kategori: Ziya Osman Saba

Çözülen bir demetten indiler birer birer, Bırak, yorgun başları bu taşlarda uyusun. Tutuşmuş ruhlarına bir damla gözyaşı sun, Bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler… Nihayetsiz çöllerin üstünden hep beraber Geçerken bulmadılar ne bir ot ne bir yosun, Ürkmeden su içsinler yavaşça, susun, susun! Bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler… En son şarkılarını dağıtarak rüzgâra, Beyaz boyunlarını uzattılar […]

Tarih: 31 Ara, 2011 Saat: 18:04 | Kategori: Ziya Osman Saba

Rabbim, nihayet sana itaat edeceğiz… Artık ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı, Belki her sabah vakti, belki gece yarısı, Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz… Ben artık korkmuyorum, herşeyde bir hikmet var Gecenin sonu seher, kışın sonunda bahar. Belki de bir bahçeyi müjdeliyor şu duvar, Birer ağaç altında sevgilimiz, annemiz. Gece değmemiş sema, dalga […]

Tarih: 31 Ara, 2011 Saat: 18:02 | Kategori: Ziya Osman Saba

Ölüler, ölüler nerelerdesiniz? Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz. Artık gündüzleriniz gece, Bütün günleriniz: dün. Artık her sözünüz sükût, Her işaretiniz gizli. Tutuyoruz nasihatlerinizi… Ölüler, ölüler her yerdesiniz! Ne zaman aynaya baksam, Görünüveriyor babam… Bahçem, odam, sofam, Nereye geçsem, nereye çıksam; Hâtıram! Her yerde sizden bir eser. Gökyüzünde bir bulut Bıraktığınız sesler Yakın güneşe, aya. Dokunabilsem oraya, […]

Tarih: 31 Ara, 2011 Saat: 18:00 | Kategori: Ziya Osman Saba

Nişanlılık Hangi birini anayım, Buluştuğumuz kumluk, uzak iskele. Her yerde bir başkalık. İlk defa gelişimiz el ele. Sonra bir gün, kalabalık Beyoğlu, Girdiğimiz dükkânlar, güler yüzlü satıcı. İkimizi yanyana oturtup Resmimizi çeken fotoğrafçı. Rüzgâr dinmiş, ağaçlar dinler gibi. Gün batarken o sakin sonbaharda; Akşamları dolaşmamız Kolkola Mühürdar'da. Bir adam sokak fenerlerini yakar, İncecik vücudun vücuduma […]

Tarih: 31 Ara, 2011 Saat: 17:56 | Kategori: Ziya Osman Saba
Nefes Almak - Ziya Osman Saba

Nefes almak, içten içe, derin derin, Taze, ılık, serin, Duymak havayı bağrında. Nefes almak, her sabah uyanık. Ağaran güne penceren açık. Bir ağaç gölgesinde, bir su kenarında. Üstünde gökyüzü, ufuklara karşı. Senin her yer: Caddeler, meydan, çarşı… Kardeşim, nefes alıyorsun ya! Koklar gibi maviliği, rüzgârı öper gibi, Ananın südünü emer gibi, Kana kana, doya doya… […]

Tarih: 31 Ara, 2011 Saat: 17:54 | Kategori: Ziya Osman Saba

Odamız kararırken indirdiğin perdeler , Çarşının gittikçe artan gürültüsü Gelip kenarına oturduğun minder , Genç kızken işlediğin masa örtüsü , Yeşil abajurlu lambamız , Küçük sobamız , Anlatsanız , Ne oldu o geceler , eski akşamlarımız ? Beyaz elbiseler giydiğin zamanlar … Niçin yazmadık bir yere satır satır , Duvarlar ! ne oldu konuştuklarımız ? […]

Tarih: 31 Ara, 2011 Saat: 17:53 | Kategori: Ziya Osman Saba

Nasıl anmazsın o çocukluk günlerini! Dalda bülbülü vardı, gökte beyaz bulutu. Annem vardı, babam vardı. Bahçemizde, ılık, uzayan günlerdi yaz, Bir beyaz âlemdi kış. Başkaydı güneşi, böyle değildi ayı. Artık istemiyorum yaşamayı! Bir gün ver bana Tanrım, Ta çocukluğumdan kalmış..