Kuruluş ve Fetih Destanı’nından

Kas 14th, 2012 | | Kategori: Cahit Tanyol

Dün / Yerleşme

Râviyan-ı ahbar ve nakilan-ı âsar
Şöyle rivayet ederler kim
Günler gün içinde idi
Ve anaların bir ucu Hind'de
Bir uçu Çin'de idi
Günlerden bir gün
Horasan'dan Rum'a kadar
Çoluk çocuk, kadın erkek
Bir şahin gibi kıvrak bir ceylân gibi ürkek
Yollara revan oldular
Kimisi atlı idi kimisi yaya
Ellerinde kargı başlarında külâh
Gün omuzlarında batardı
Omuzlarında olurdu sabah
Gökte insan oymakları başlarında tac
Omuzlarında hırka
Yollar dolanı dolanı Rum'a vardı
Dillerinde zikre benzer bir özgü kelâm vardı
Aralarında gözetilmez idi fakir ile şah
Bölüşürlerdi sütlerin tas tas
Ve ekmeklerin hakça
Ol vakitte Hacı Bektaş-ı Veli cıvan idi
Ve bir ulu pir idi Akçakoca
Gökte turnalar katar katardı
Ve güneş omuzlarında doğar
Ay omuzlarında batardı
Akıbet Rum'a vardılar

*****

Geldiler, girdiler, öldüler
Sorma kim ne halde idiler.

*****

Anlar Diyar-ı Rum'a tac-ü teberle geldiler
Kimi Yunus
Kimi Tapduk
Kimi Hacı Bektaş-ı Veli
Gökte rahmet
Yerde nimet
Dört yana serpildiler
Anlar gelende bir avuc buğdaydılar
Oluklar yetmedi dolup taştı
Bir ucun anda kaldı
Bir ucun beller aştı
Çokluğun gökte yıldızlar ile bir saydılar
Anlar gelende bir avuç buğdaydılar
Kimisi hisar oldu kimisi burç
Kimisi oldu sahib-ül huruç
Ulû emre pir oldular
Şol Diyâr-ı Rum mülküne saltanatsız kuruldular
Bir Bölük âteşe girip yitti
Bir bölük bir acip kelâm etti
"Kerâmet gösterip halka, suya seccade saldılar"
Anlar Diyâr-ı Rum'a bir lokma bir hırka gelûp
Anda kaldılar
Kimisi yıldız olup göye ağdı
Kimisi yağmur olup yere yağdı
Kimisi dergâh oldu kimisi yol
Tuttular Rum'u dört yana kol kol
Toprağa Diyâr-ı Rum'a bir lokma bir hırka gelûp
Enelhak'da boğuldular
Kâbe de bu cennet de bu dediler
En güzel ibadet de bu dediler
Bir buğday harmanı gibi toprağı
Yıkadılar savurdular
Gönül pazarında kavurdular
Çölde kavrulmuş inancı bir akarsı ettiler
Hakla halkı bir edüp dört yana ilettiler
Mülkü devlet
Devleti mülk bildiler
Anlar Diyar-ı Rum'a bir lokma bir hırka gelüp
Öyle gittiler.

*****

Elin ekmeğin yiyeni
Haram su ile yuyanı
Emeksiz gömlek giyeni
Kınadık erenler kınadık
Tanrının rızkı herkese
Mal mülk dersen bir vesvese
İşler ile artar hisse
Burçaklar arpalar tanık
Emeksiz gömler giyeni
Kınadık erenler kınadık

*******

Hacı Bektaş Etti:
Maksudumuz nefes değil
Sesinden özge ses değil
Keramet bir heves değil
Ululuğun hikmetini
Sınadık erenler sınadık
Haram su ile yunanı
Kınadık erenler kınadık
Bedreddin Etti:
Bilmez isen Tanrı özün
Yalan olur bütün sözün
Evrene bak da aç gözün
Irmaklar otlar uyanık
Elin emeğin yiyeni
Kınadık erenler kınadık
Tarlayı eken sensin
Buğdayı solduran O
Ağacı diken sensin
Yemişi olduran O
Büyük işçi büyük usta
Evreni dolduran O
Resullar bizden utanık
Elin emeğin çalanı
Kınadık erenler kınadık
Ne kuşlara cennet vardır
Ne kurdlara mihnet vardır
Ne insandan gayrisine
Ayrı bir âhiret vardır
İnsan oğludur tek sanık
Cennet cehennem anınçin
Uyanık erenler uyanık
Cennet cehennem diyeni
Elin ölüsün yuyanı
Tekkeye postu yayanı
Sadaka verip alanı
Kınadık erenler kınadık.

Tüm makyaj ve kozmetik ürün fırsatları için tıklayın !

SON ŞİİRLER